Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Bu çalışma, Atıf Yılmaz’ın Aaahh Belinda (1986) filmi ile Deniz Yorulmazer’in 2023 uyarlamasını karşılaştırarak iletişim teknolojilerinin toplumsal modernleşme, aile yapısı ve kimlik inşası üzerindeki dönüştürücü etkilerini incelemektedir. Çalışma, iki filmin anlatısal yapısı ve görsel dili üzerinden Türkiye’nin toplumsal değişim sürecini çözümlemekte; kadın karakterlerin temsilleri, aile içi iletişim biçimleri ve teknolojinin gündelik yaşamdaki rolü üzerinden tarihsel süreklilik ve kırılma noktalarını tartışmaktadır. Nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülen çalışmada, Roland Barthes’ın göstergebilim modeli ve Gillian Rose’un görsel söylem analizi yöntemleri birlikte uygulanmıştır. Feenberg’in teknolojiyi toplumsal anlamın üretiminde etkin bir özne olarak değerlendiren yaklaşımı, McLuhan’ın “araç mesajdır” kavramı ve Castells’in ağ toplumu kuramı araştırmanın kuramsal çerçevesini oluşturmaktadır. Bulgular, 1986 yapımında televizyonun kamusal alanı ev içine taşıyarak aileyi birleştirici bir güç işlevi gördüğünü; 2023 versiyonunda ise dijitalleşmenin bireyselleşme ve görünürlük ekonomisi aracılığıyla aile içi iletişimi parçaladığını ortaya koymaktadır. Karakterlerin zamana uyumlanışı, aile içi iletişim biçimlerinin dönüşümü, sosyal yaşam dinamikleri ve görsel göstergeler temaları etrafında yürütülen çözümlemeler, modernleşme sürecinin bireysel kimlik üzerindeki etkilerini somutlaştırmaktadır. Serap’tan Dilara’ya uzanan dönüşüm, geleneksel normlardan dijital gözetim kültürüne geçişin göstergelerini sinemasal olarak görünür kılmaktadır. Bu bağlamda Aaahh Belinda filmleri, iletişim teknolojilerinin sadece bir aktarım aracı değil, toplumsal kimliklerin, rollerin ve aile ilişkilerinin yeniden üretildiği kültürel mekanizmalar olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, sinemayı toplumsal modernleşmenin görsel belleği olarak ele alarak Türkiye’de iletişim, teknoloji ve aile ilişkisine özgün bir bakış sunmaktadır.</jats:p>