Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p xml:lang="tr">Bu derleme çalışma, çocukların dijital dünyada artan kırılganlığını dijital bağımlılık/sorunlu kullanım ve çevrim içi istismar-cinsel sömürü riskleri ekseninde sosyal hizmet perspektifiyle incelemektedir. Çalışma kapsamında 2000–2025 yılları arasında Web of Science, Scopus, PubMed, Google Scholar ve TR Dizin veri tabanlarında tarama yapılmış; PRISMA-ScR çerçevesine uygun olarak yürütülen süreç sonucunda 70 çalışma analiz kapsamına dahil edilmiştir. Dijital teknolojilerin erken yaşlara inmesi, çocukların öğrenme ve sosyal bağ kurma süreçlerine katkı sunabilmekle birlikte; denetimsiz ve yoğun kullanım durumunda psikososyal uyumu zayıflatan bir risk alanına dönüşmektedir. Literatür, dijital bağımlılığın yalnızca ekran süresiyle açıklanamayacağını; aile işleyişi, okul iklimi, sosyal destek, benlik saygısı ve yapısal eşitsizliklerle ilişkili çok katmanlı bir örüntü sergilediğini göstermektedir. Çevrim içi çocuk istismarı ise grooming süreçleri, fail stratejileri ve anonim dijital ağlar üzerinden daha görünmez biçimde gelişmekte; özellikle teknolojik erişimin arttığı dönemlerde belirgin biçimde artış gösterebilmektedir. Çalışma, dijital bağımlılık ve çevrim içi istismar risklerinin birbirinden bağımsız olmadığını; aksine birbirini besleyen kesişimsel bir risk alanı oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda dijital bağımlılık örüntülerinin, çevrim içi istismara maruz kalma riskini artıran yapısal ve bireysel kırılganlıkları güçlendirdiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak sosyal hizmet müdahalelerinin; çocuk güçlendirme, dijital okuryazarlık, ebeveyn rehberliği, okul sosyal hizmeti ve çok paydaşlı politika düzenlemeleriyle bütüncül biçimde yapılandırılması önerilmektedir.</jats:p>

Show More

Keywords

dijital sosyal içi çevrim biçimde

Related Articles

PORE

About

Connect