Abstract
<jats:p>Kitap, sosyal hizmetin çağdaş dönüşüm alanlarını beş tema etrafında ele alır. İlk bölüm, yapay zekânın sosyal hizmet uygulamalarına entegrasyonunu tartışarak hız, tutarlılık ve erişim artışı gibi fırsatların yanında algoritmik önyargı, mahremiyet, hesap verebilirlik ve mesleğin ilişkisel niteliğinin zayıflaması gibi riskleri değerlendirir. İkinci bölüm, dijital dönüşümün ürettiği yeni bağımlılık biçimlerini (internet, sosyal medya, oyun, kumar vb.) sosyal refah sorunu olarak konumlandırır; önleme, dijital okuryazarlık, aile ve okul temelli çalışmalar ile savunuculuk rolünü vurgular. Üçüncü bölüm, göçün kent yoksulluğuyla kesişimini mekânsal eşitsizlik ve sosyal dışlanma bağlamında analiz eder; belediyelerin ve yerel hizmet ağlarının kritik önemine dikkat çeker. Dördüncü bölüm, iklim krizi ve çevresel risklerin dezavantajlı grupları orantısız biçimde etkilediğini çevresel adalet yaklaşımıyla tartışır; eko-sosyal çalışma perspektifini sosyal hizmetin yeni bir genişleme alanı olarak sunar. Beşinci bölüm ise pandemi sonrası toplumsal dönüşümün artırdığı eşitsizlikler, dijital uçurum ve psikososyal ihtiyaçlar karşısında sosyal hizmetin kriz yönetişimi, teknoloji destekli hizmet ve toplum temelli dayanışma stratejilerini öne çıkarır. Kitap bütününde temel hedef, sosyal hizmetin hak temelli ve etik ilkelerle uyumlu biçimde dönüşen risklere yanıt kapasitesini güçlendirmektir.</jats:p>