Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Bu çalışma, modern estetik düşüncenin Aydınlanma’dan miras kalan özne-nesne ikiliği temelinde şekillenen ontolojik ve epistemolojik parçalanmışlığını temel bir problem olarak ele almaktadır. Araştırmanın amacı, söz konusu sorunsalı, Yûnus Emre’nin tevhîd merkezli tasavvufî perspektifini analitik bir çerçeve olarak kullanarak yeniden yorumlamaktır. Bu kapsamda, Yûnus Emre’nin insanı akıl, ruh (cân), nefs, beden ve gönül bütünlüğü içinde kavrayan ontolojisi, estetik öznenin statik bir yapı olmadığını, aksine gönül ülkesinde “nefs” ve “cân” sultanları arasındaki mücadeleyle şekillenen dinamik bir süreç olduğunu göstermektedir. Çalışmanın yöntemi, kavramsal analiz ve metinsel yakın okuma üzerine kurulmuştur. Bu doğrultuda, seyr ü sülûk sürecinde estetik algının “zevk tebdili” ile nasıl dönüştüğü ve “cân gözü” gibi arınmış duyuşların estetik tecrübeyi nasıl epistemik bir idrake dönüştürdüğü incelenmektedir. Ayrıca estetik nesnenin “sûret”, “mânâ”, “perde” ve “mazhar” gibi katmanlı yapısı analiz edilerek, estetik tecrübenin salt öznel bir beğeni olmanın ötesinde bütüncül bir karşılaşma olduğu ortaya konulmaktadır. Bu çalışma, Yûnus Emre’nin eserleri üzerinden estetiğin ahlâkî ve ontolojik bir dönüşümden ayrı düşünülemeyeceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.</jats:p>