Abstract
<jats:p>İkinci Dünya Savaşı’nın ardından barış, istikrar ve refah idealiyle temelleri atılan Avrupa bütünleşmesi, zamanla modern siyasal tarihin en özgün ulusüstü yönetişim projelerinden birine evrilmiştir. Kömür ve çelik sektörüyle başlayan bu iş birliği, bugün kurumsal ve hukuki mekanizmaların iç içe geçtiği çok katmanlı bir dönüşümün odağındadır. Ali Ayata, bu çalışmada Avrupa Birliği’ni statik bir yapıdan ziyade, krizler ve küresel sınamalar karşısında sürekli kendini yeniden tanımlayan dinamik bir süreç olarak ele almaktadır. Birliğin tarihsel gelişimi ve kurumsal mimarisini Türkiye ile olan çok boyutlu ilişkiler ekseninde, yani “Türkiye Denklemi” üzerinden analitik bir çerçeveye oturtmaktadır. Küreselleşmenin getirdiği jeopolitik zorluklar, stratejik özerklik arayışları ve uluslararası sistemdeki gelecek perspektifleri eserin temel tartışma alanlarını oluşturur. Yazarın uzun yıllara yayılan akademik birikimini güncel literatürle harmanlayan bu metin, Avrupa bütünleşmesini yalnızca kuramsal bir inceleme olarak değil, siyasal ve hukuksal bir evrim süreci olarak çözümlemektedir.</jats:p>