Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu eser ağırlıklı olarak 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi Faciası)’dan, 1989 Zorunlu Göçüne kadar Bulgaristan Türklerinin yaşadıkları baskı, şiddet ve asimilasyon politikalarını ve bu politikalar nedeniyle yaşanan zorunlu göç süreçlerini ele almaktadır. Savaş döneminde Rus-Bulgar birliklerinin Türklere karşı uyguladıkları etnik kıyım (soykırım) sonucunda kurulan Bulgaristan’da, geride kalan Türk ve Müslüman topluluklar istenmeyen azınlık muamelesi görmüştür. İlerleyen yıllarda azınlık politikaları siyasi şartlar ve Osmanlı Devleti (daha sonra Türkiye Cumhuriyeti) ile ilişkilere göre şekil değiştirmiştir. 1912-13 Birinci Balkan Savaşında Bulgar ordularının Müslümanlara yönelik katliamları ve özellikle Rodoplar’da Pomakları katliam ve şiddet uygulayarak zorla Hristiyanlaştırma yoluna gidilmesi Müslümanlara yönelik soykırım ve tehcir politikalarının ikinci halkasını oluşturur. Bir sonraki göç süreci 1923’ten 1939’a kadar uzanır. Özellikle 1927’de aşırı milliyetçi saldırılar ve 1934’te askeri darbeyle yönetime gelen hükümetin şiddet politikaları bu süreçte etkili olmuştur. 1945’ten itibaren kurulan sosyalist rejim ile birlikte toprakların kamulaştırılması ve diğer ekonomik ve kültürel baskılar 1950-51 kitlesel göçlerine yol açmıştır. 1968’de yakın akraba göçü diye adlandırılan süreç yaşanmıştır. Nihayet 1984-85 yıllarında Komünist Partinin Bulgaristan’daki tüm Müslümanları zorla Bulgarca isimler vererek Bulgarlaştırma politikasına başvurması ve 1989’da kitlesel göçlere zorlaması yüzyıldan uzun süren Bulgaristan’dan Türklerin göç sürecinin son önemli halkasını oluşturmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

şiddet göç zorunlu kadar soykırım

Related Articles