Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Günümüz kent yaşamı, bireyin doğadan ve sanatsal üretimden giderek uzaklaştığı yoğun bir yaşam pratiği yaratmaktadır. Betonlaşmış kent dokusu içerisinde yaşayan bireyler, gündelik geçim kaygıları nedeniyle çoğu zaman sanatla kurdukları bağı zayıflatmakta ve doğayla olan ilişkileri sınırlı hale gelmektedir. Bu bağlamda doğa, kültürel miras ve sanatın bir araya geldiği mekânlar, bireyin hem estetik hem de psikolojik deneyimini yeniden yapılandırma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, Karabük ili Eskipazar ilçesinde yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde “Arkeoterapi: Sanatla Terapide Bilinçaltı Arkeolojisi” başlıklı çalıştay kapsamında gerçekleştirilen özgün baskı resim uygulamasını ele almaktadır. Halka açık şekilde olan ve uluslararası sanatçıların yer aldığı çalıştayda öncelikle müthiş bir doğal güzellik içerisinde konumlanmış antik kent sınırları içerisinde yapılmıştır. Arkeoloji, geçmiş uygarlıkların kalıntılarıyla kültürel belleği görünür kılan bir bilim dalı olmanın ötesinde, insanlığın kolektif hafızasında düşünsel bir alan sunmaktadır. Çalışmanın temel amacı, kazı alanında ortaya çıkarılan görsel unsurların, mozaik motiflerinin ve simgesel buluntuların sanat terapisi ve arkeoterapi yaklaşımı çerçevesinde nasıl yeniden anlamlandırılarak sanatsal üretime dönüştürüldüğünü ortaya koymaktır. Çalıştay sürecinde arkeolojik imgeler, mozaikler ve simgesel öğeler katılımcılar tarafından incelenmiş; bu görsel veriler özgün baskı resim çoğaltılabilir yapısına karşın her baskıda farklılıklar barındıran özgün niteliği sayesinde yeniden yorumlanmıştır. Ortaya çıkan baskı çalışmalar hem tarihsel referanslar taşıyan hem de katılımcıların öznel iç dünyalarını yansıtan görsel belgeler niteliği kazanmıştır. Bu bağlamda çalışma, arkeoloji, sanat terapisi ve özgün baskı resim disiplinlerini bir araya getiren disiplinlerarası bir yaklaşım önermektedir. Arkeoterapi uygulamalarının sanat temelli terapötik süreçlerdeki işlevi, bilinçaltı arkeolojisi kavramı üzerinden kuramsal ve uygulamalı düzlemde tartışılmaktadır. Böylece arkeolojik mekânın yalnızca geçmişi temsil eden bir alan değil, aynı zamanda psikolojik derinlik, sembolik üretim ve sanatsal dönüşüm için etkin bir zemin oluşturduğu ortaya konulmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

özgün baskı ortaya kent sanatsal

Related Articles