Abstract
<jats:p>Gluten duyarlılığı, gluten adı verilen bir protein grubuna karşı vücudun aşırı duyarlılık göstermesidir. Gluten; buğday, çavdar, arpa vb. tahılların yapısında doğal olarak bulunan bir protein kompleksidir. Gluten duyarlılığı olan kişiler, gluteni sindirememe veya tolere edememe eğilimindedir. Glutensiz beslenme ise, gluten bulunan besinlerin beslenme sisteminden tamamen çıkarılmasıdır ve bu beslenme şekli çölyak hastalığı ve gluten duyarlılığına sahip bireyler için aynı zamanda bir tedavi şeklidir. Dünya nüfusunun yaklaşık %1'i çölyak hastalığına ve %5’inin glutenle ilişkili bir rahatsızlıklara ve %10,5’inin de diyabete sahip olduğu tahmin edilmektedir. Diyabet; kanda dolaşan glukozun, yani kan şekerinin yüksekliği ile karakterize edilen bir metabolizma hastalığıdır. Diyabet hastalarının beslenmelerinde bakıldığında bir diyet uygulandığı görülmektedir. Bu kısıtlayıcı bir diyet değil aksine düşük karbonhidrat ve yağ içeriğine sahip, besleyici gıdalar açısından zengin, sebze, meyve ve tam tahılla dayalı bir sağlıklı beslenme planıdır. Ancak şekerli gıdalar, beyaz ekmek, mısır, makarna ve pirinç, vb. ürünleri tüketemezler. Bu dezavantajlı grupların beslenme şeklinde tüketebildikleri ortak gıdalar bulunmaktadır. Günümüzde yaygın olan bu hastalıklara sahip hastalarının sağlıklı beslenebilmeleri ve yaşam kalitesinin artırabilmeleri için ihtiyaç duydukları ürünlerin sayısı teknolojinin gelişmesiyle çeşitlilik gösterse de yeterli değildir. Bu çalışmada gluten duyarlılığı ve diyabet ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında glutensiz beslenme uygulamalarının diyabet yönetimi üzerinde etkileri incelenerek gastronomi ve turizmi sektöründe glutensiz diyetin önemine değinilerek, özel beslenme gereksinimi duyan bireylere yönelik yiyecek içecek işletmelerine öneriler sunulmuştur.</jats:p>