Abstract
<jats:p>Dijitalleşme, turizm faaliyetlerinde sürdürülebilir tüketimi yalnızca bireysel çevresel duyarlılık ve etik tercihler çerçevesinde ele alan yaklaşımları yetersiz kılmakta; tüketim pratiklerini algoritmalar, dijital platformlar ve veri temelli yönlendirme mekanizmalarıyla üzerinden yeniden şekillendirmektedir. Günümüz seyahat planlarında turistlerin hangi destinasyonları, konaklama türlerini ve deneyimleri tercih ettiği; büyük ölçüde çevrimiçi seyahat platformlarının sıralama algoritmaları, öneri sistemleri, kullanıcı yorumları ve sürdürülebilirlik etiketleri aracılığıyla belirlenmektedir. Bu bağlamda sürdürülebilir tüketim, bireyin neyi “seçtiğinden” ziyade, dijital platformlar tarafından hangi seçeneklerin görünür kılındığı ve nasıl çerçevelendiği üzerinden değerlendirilmesi gereken yapısal bir olgu hâline gelmiştir. Bu çalışma, turizmde sürdürülebilir tüketimin dijitalleşmesini eleştirel bir perspektifle ele alarak, algoritmaların ve platform ekonomisinin sürdürülebilirlik söylemini nasıl dönüştürdüğünü tartışmaktadır. Dijital platformların sürdürülebilir tüketimi teşvik etme potansiyelinin yanı sıra; bu sürecin greenwashing (yeşil aklama), görünürlük eşitsizliği ve performatif sürdürülebilirlik gibi riskleri de beraberinde getirdiği görülmektedir. Özellikle “eko”, “yeşil” ve “sorumlu” turizm etiketlerinin dijital ortamda pazarlanabilir birer sembole indirgenmesi, sürdürülebilirliğin dönüştürücü potansiyelini zayıflatan önemli bir sorun alanı olarak ele alınmaktadır. Ayrıca, dijitalleşen turizm tüketiminde ortaya çıkan “yeni tüketici” profilini incelemektedir. Bu yeni tüketici; kararlarının birçoğunu dijital platformlar aracılığıyla veren, deneyimlerini çevrimiçi ortamda görünür kılan ve sürdürülebilirliği giderek daha fazla dijital performans ve sembolik temsil üzerinden anlamlandıran bir aktör olarak konumlandırılmaktadır. Bu durum, sürdürülebilir tüketimin gerçek, çevresel ve toplumsal etkileri ile dijital söylemler arasındaki mesafenin açılmasına yol açabilmektedir. Son olarak, turizmde sürdürülebilir tüketimin geleceğinin yalnızca bireysel farkındalık ve gönüllü tercihlere bırakılamayacağını dış müdahaleler olmaksızın dijitalleşmenin sürdürülebilirlik hedeflerini zayıflatma riski taşıyabileceğini savunmaktadır. Bu yönüyle çalışma, sürdürülebilir tüketimi dijital çağda yeniden konumlandırarak, turizm politikaları ve akademik araştırmalar için eleştirel bir tartışma zemini sunmaktadır.</jats:p>