Abstract
<jats:p>Bu çalışma, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin temel felsefesi doğrultusunda Beden Eğitimi ve Spor dersinin değerler eğitimi bağlamındaki rolünü ve stratejik önemini incelemeyi amaçlamaktadır. 2024 yılında yürürlüğe giren yeni müfredat yaklaşımı; eğitimi sadece bilişsel bir süreç olarak değil, "beden, zihin, kalp ve ruh" bütünlüğünde ele alan bütüncül (holistik) bir şahsiyet inşası olarak tanımlamaktadır. Bu çerçevede beden eğitimi dersi, soyut değerlerin fiziksel eylemler aracılığıyla somutlaştığı dinamik bir uygulama alanı olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada; adalet, sabır, sorumluluk, dürüstlük ve saygı gibi kök değerlerin sportif habitus içerisinde nasıl içselleştirildiği akademik bir perspektifle analiz edilmiştir. Ayrıca, dijitalleşmenin getirdiği sedanter yaşam ve sosyal izolasyona karşı sporun bir "direnç kalesi" olma işlevi üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hedeflediği erdemli insan profilinin inşasında, beden eğitimi öğretmenlerinin teknik öğretimin ötesinde bir "şahsiyet mimarı" rolü üstlenmelerinin gerekliliği vurgulanmıştır.</jats:p>