Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu bölümde, iş tanımlarının netleşmediği ve belirsizliğin hâkim olduğu örgütsel ortamlarda bireylerin öz-yönetim becerilerinin önemi ele alınmaktadır. Öz-yönetim, bireyin duygusal tepkilerini, içsel süreçlerini ve kişisel kaynaklarını bilinçli biçimde düzenleme ve yönlendirme süreci olarak tanımlanmaktadır. Kuramsal açıdan öz-yönetim, ön düşünme, performans izleme ve öz-yansıtma olmak üzere üç temel aşamada ele alınmaktadır. Günümüzde çalışan motivasyonunu artırması ve örgütsel rekabet avantajı sağlaması nedeniyle öz-yönetim kavramı akademik literatürde giderek artan bir ilgi görmektedir. Bireylerin motivasyonel süreçlerini açıklamaya yönelik kapsamlı bir çerçeve sunan Öz-Belirleme Teorisi (Self-Determination Theory – SDT), özerklik, yeterlik ve ilişkisellik olmak üzere üç temel psikolojik ihtiyacın öz-yönetim becerilerinin gelişiminde belirleyici olduğunu ileri sürmektedir. Uygulama boyutunda ise öz-liderlik, işi yeniden yapılandırma (job crafting) ve öz-etkililik gibi kavramların, bireyin işine yönelik sahiplenme ve sorumluluk algısıyla ilişkili olduğu belirtilmektedir. Ayrıca destekleyici bir örgütsel iklimi oluşturulması, gerekli kaynakların sağlanması ve çalışanlara uygun düzeyde özerklik tanınmasının, öz-yönetim becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkilediği belirtilmektedir.</jats:p>

Show More

Keywords

özyönetim örgütsel becerilerinin olduğu bireylerin

Related Articles