Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu çalışma, sosyal medyanın sosyal sermaye katkı sağlama potansiyeline ilişkin literatürde hâkim olan iyimser yaklaşımları nitel bir perspektiften incelemekte ve eleştirel bir değerlendirme sunmaktadır. Sosyal sermayenin temel bileşenleri olan güven, karşılıklılık (mütekabiliyet), ağ ilişkileri ve iş birliği, sosyal medya ortamlarında giderek daha görünür hâle gelmektedir. Ancak bu artan görünürlük, her zaman kalıcı ve sürdürülebilir bir sermaye birikimine dönüşmemekte; çoğu durumda yüzeysel ilişkiler düzeyinde kalmaktadır. Literatürün eleştirel bir incelemesi göstermektedir ki, sosyal medya bilgi paylaşımı ve zayıf ilişki bağlarının genişletilmesi yoluyla sosyal sermayeye belirli ölçülerde katkı sunabilmektedir; buna karşılık doğrulanmamış bilgi, dijital eşitsizlikler ve kutuplaşma gibi yapısal sorunlar bu katkıyı önemli ölçüde sınırlamaktadır. Ayrıca dikkat ekonomisi ve gözetim kapitalizmi mantığıyla tasarlanan sosyal medya platformlarının, kullanıcıların odaklanma, empati ve birlikte sorun çözme kapasiteleri üzerinde yarattığı olumsuz etkiler, sosyal medyanın sosyal sermayeye katkılarını önemli hale getirmektedir. Bu çalışma, sosyal medyanın sosyal sermaye oluşumundaki rolünü bir nitel gerçeklik sorgulaması çerçevesinde ele alarak, alandaki aşırı iyimser varsayımların sınırlarını değerlendirmeyi ve literatüre daha dengeli bir eleştirel perspektif kazandırmayı amaçlamaktadır. Sosyal medya platformları aynı zamanda piyasa mantığıyla işleyen ağ ekonomileri olarak değerlendirilebilir. Ağ dışsallıkları çerçevesinde bir platforma katılan kullanıcı sayısı arttıkça platformun erişim ve görünürlük değeri yükselmekte; her yeni kullanıcı diğer kullanıcılar için ek ilişki ağı üretmektedir. Bununla birlikte bu yapısal değer artışı, güven, karşılıklılık ve paylaşılan anlam gibi sosyal sermaye bileşenlerinde eş zamanlı bir artışı garanti etmemektedir. Bu nedenle sosyal medya ağları ekonomik anlamda değer üretirken toplumsal anlamda sermaye üretimi bakımından yetersiz kalabilen özgün dijital ortamlar olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışma yeni bir saha verisi üretmekten ziyade, sosyal medya–sosyal sermaye literatürünü eleştirel bir literatür değerlendirilmesi çerçevesinde inceleyerek, dijital görünürlük ile ilişkisel ve bilişsel derinlik arasındaki çelişkileri kavramsal düzeyde tartışmak suretiyle literatürdeki kuramsal boşluğa katkı sunmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

sosyal sermaye medya eleştirel medyanın

Related Articles