Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>İklim değişikliği, Türkiye açısından hem çevresel hem de ekonomik boyutları olan küresel bir negatif dışsallık sorunudur. Negatif dışsallık, bir ekonomik faaliyetin üçüncü kişiler üzerinde piyasa fiyatlarına yansımayan maliyetler yaratması durumunu ifade eder. Fosil yakıt kullanımı, karbon yoğun üretim süreçleri ve enerji tüketimi sonucunda ortaya çıkan sera gazı emisyonları, üreticiler tarafından tam olarak üstlenilmeyen; ancak toplumun tamamına yayılan çevresel, ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olmaktadır. Bu durum, piyasa mekanizmasının tek başına çevresel sorunları çözemediğini göstermektedir. Türkiye’de enerji üretiminde fosil yakıtların hâlâ önemli paya sahip olması, ulaşımda karayolu kullanımının yoğunluğu ve karbon yoğun sanayi faaliyetleri, ülkenin sera gazı emisyonlarının temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Bu emisyonlar, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini arttırmakta ve Türkiye’de kuraklık, orman yangınları, aşırı sıcaklık ve sel gibi aşırı hava olaylarının artmasına yol açmaktadır. Ayrıca tarımsal verimlilik kayıpları, ekonomik zararlar ve sosyal riskler gibi dolaylı maliyetler de ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, iklim değişikliğini ekonomi literatüründe negatif dışsallık kavramı çerçevesinde ele almak ve Türkiye örneği üzerinden değerlendirmektir. Çalışma, serbest piyasa mekanizmasının iklim değişikliğini tek başına çözmede yetersiz olduğunu ve etkin kamu politikaları, düzenlemeler ve uluslararası iş birliğinin zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. Böylece, çevresel sürdürülebilirlik ve ekonomik istikrar açısından politika önerilerine dayanak oluşturması hedeflenmektedir.</jats:p>

Show More

Keywords

ekonomik çevresel negatif dışsallık piyasa

Related Articles