Abstract
<jats:p>Dünya ekonomisinde küreselleşme eğilimlerinin hız kazanmasıyla birlikte, uluslararası iktisadın ülkeler açısından giderek daha önemli bir iktisat politikası alanı hâline geldiği söylenebilir. Küreselleşmenin etkisiyle, özellikle 1945–1975 döneminde dünya ekonomisinde geçerli olan ekonomi politikalarında önemli dönüşümler yaşanmıştır. Bu süreçte içe dönük büyüme politikaları büyük ölçüde terk edilmiş, yerini dışa dönük büyüme politikaları almıştır. Dışa dönük ekonomi politikalarına geçişle birlikte dış ticaret, kalkınma ve ekonomik büyümenin temel araçlarından biri olarak görülmeye başlanmıştır. Buna bağlı olarak dünya dış ticaret hacminde önemli artışlar meydana gelmiştir. Küreselleşmenin hız kazanması ve ekonomiler arasındaki ilişkilerin yoğunlaşması, yalnızca dış ticaret hacmini artırmakla kalmamış, aynı zamanda üretimin yapısını da köklü biçimde dönüştürmüştür. Dünya ekonomisinde yaşanan bu yapısal dönüşüm sonucunda üretim süreçleri küresel bir nitelik kazanmıştır. Günümüzde üretim artık yalnızca tek bir ülkede değil, farklı ülke ve bölgelerde parçalanmış biçimde gerçekleşmekte; ülkeler ise üretim sürecinin belirli aşamalarında uzmanlaşarak katma değer yaratmaya çalışmaktadır. Başka bir ifadeyle, ülkeler artık yalnızca nihai mal ve hizmet üretimine değil, mal ve hizmetlerin üretim sürecinin belirli aşamalarında uzmanlaşmaya yönelmektedir. Küresel üretim yapısında meydana gelen bu dönüşüm, ekonomiler arasındaki karşılıklı bağımlılığı da artırmıştır. Çünkü ortaya çıkan yeni üretim yapısı hem ihracat hem de ithalat ihtiyacını güçlendirmiştir. Özellikle ihracata dayalı üretim süreçlerinde ithal ara girdi kullanımı önemli bir unsur hâline gelmiştir. Küresel ekonomide yaşanan bu dönüşüm, ülkeler üzerinde farklı etkiler yaratabilmektedir. Nitekim küresel üretim ve dış ticaret; teknolojik dönüşüm, çevresel kirlilik, üretim yapısı, verimlilik, ekonomik büyüme, kalkınma ve gelir dağılımı gibi birçok alan üzerinde doğrudan ya da dolaylı sonuçlar doğurmaktadır. Bu bağlamda, bu kitabın temel amacı, uluslararası iktisat alanındaki güncel gelişmelerin ekonomiler üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir perspektifle ele almaktır. Bu amaç doğrultusunda kitapta; uluslararası ticaret, dijitalleşme, ticari açıklık, çevre kirliliği, küresel değer zincirleri (KDZ’ler), eşitsizlik ve yüksek teknoloji ihracatı gibi konular incelenmekte; söz konusu alanlar arasındaki ilişkiler teorik ve uygulamalı çerçevede analiz edilmektedir.</jats:p>