Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>John Divola’nın 1973-1975 yılları arasında gerçekleştirdiği Vandalism serisi, Los Angeles’daki terk edilmiş evlerde duvarlara sprey boyayla soyut desenler uygulayıp bunları fotoğraflayarak mekanı hem belgeleyen hem dönüştüren bir seridir. Sanatçı, duvarları yalnızca bir arka plan değil, müdahaleye açık bir alan haline getirir. Her müdahale, mekanın entropik gerçekliğini ve fotoğrafın kurgu ile belgesel arasındaki konumunu görünür kılar. Güncel çalışmalarında yapay zeka algoritmalarıyla üretilen görsellerin bu deforme duvarlara yerleştirilmesi, serinin yıkıcı ruhunu post-dijital bir boyuta taşır ve analog ile dijital üretim arasında bir köprü kurar. Yapay zeka imgeleri, çatlak, nem lekesi ve boya deformasyonlarıyla birleşerek hipergerçek katmanlar üretir. Mimari gerçeklik artık yalnızca taklit edilmez, yeniden kurgulanır. Bu süreç, Baudrillard’ın hipergerçeklik kavramıyla örtüşerek, duvar ve fotoğraf arasındaki temsillerin gerçeğin yerini aldığı bir düzlem yaratır. Debord’un gösteri toplumu perspektifiyle ele alındığında, mekan ve görseller artık doğrudan deneyim yerine medya ve temsiller aracılığıyla algılanan bir “gösteri” sunar. Fotoğrafın kayıt iddiası sorgulanırken, izleyici hem fiziksel müdahaleyi hem de dijital çoğaltımı eş zamanlı olarak deneyimler. Böylece Divola, mekan, temsil ve algoritmik üretim arasındaki ilişkileri hem estetik hem toplumsal bağlamda yeniden düşündürür. Çağdaş sanatın post-antropojen, medyatik ve algoritmik boyutlarını görünür kılar, sürekli çoğaltım ve yeniden temsil döngüsü üzerinden günümüz sanatının yöntemsel kısır döngüsünü de eleştiriye açarak irdeler.</jats:p>

Show More

Keywords

arasındaki yeniden arasında duvarlara yalnızca

Related Articles