Abstract
<jats:p>Bu çalışmada, G20 ülkelerinde gıda üretimi endeksini (FPI) etkileyen demografik faktörler, panel regresyon analizi yöntemiyle incelenmiştir. Analizde bağımlı değişken olarak FPI, bağımsız değişkenler olarak ise nüfus artışını temsilen logaritmik nüfus artış oranı (lnPG), ergen doğurganlık hızı (AFR) ve toplam doğurganlık hızı (FR) kullanılmıştır. Model, sabit etkiler çerçevesinde tahmin edilmiş ve heteroskedastisite, otokorelasyon ile kesitler arası bağımlılığa karşı dayanıklılığı sağlamak amacıyla Driscoll-Kraay dayanıklı standart hatalar uygulanmıştır. Modelin genel anlamlılığı F-istatistiği ile test edilmiş ve sonuçlar modelin istatistiksel olarak geçerli olduğunu göstermiştir (F(8,5) = 6402.02; p = 0.000). Ayrıca, birim içi varyansın yaklaşık %40,55’inin model tarafından açıklandığı belirlenmiştir. Katsayı tahminleri incelendiğinde, lnPG ve AFR değişkenlerinin FPI üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı etkilere sahip olduğu görülmektedir. Buna göre, lnPG değişkeninin katsayısı 0.412 (p = 0.016), AFR değişkeninin katsayısı ise 0.533 (p = 0.000) olarak tahmin edilmiştir. Bu bulgular, nüfus artışı ve ergen doğurganlık hızındaki artışların gıda üretimi endeksini artırıcı yönde etkilediğini göstermektedir. Ancak bu bulgu, ergen gebeliğin olumlu olduğu anlamına gelmez; ergen gebelik depresyon/anksiyete ve psikolojik sıkıntı riskleriyle ilişkili önemli bir psikososyal risk alanıdır. Buna karşılık, toplam doğurganlık hızı (FR) değişkeninin FPI üzerindeki etkisi negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (katsayı = –39.935; p = 0.000). Bu sonuç, FR’deki artışın gıda üretimi endeksinde düşüşe yol açtığını ortaya koymaktadır. Zaman etkileri değerlendirildiğinde ise özellikle 2018 ve 2020 yıllarında FPI üzerinde anlamlı azalışların yaşandığı tespit edilmiştir. Genel olarak, Driscoll-Kraay tahminleyicisinin kullanılması sayesinde elde edilen bulgular, modelin olası istatistiksel sapmalara karşı dayanıklı olduğunu ve G20 ülkelerinde gıda üretimi endeksinin demografik belirleyicilerine ilişkin güvenilir ve tutarlı sonuçlar sunduğunu göstermektedir. Bu bulgular, gıda üretimi göstergelerindeki değişimlerin, gıda güvencesi üzerinden psikososyal iyi oluşla ilişkilenen bir bağlama sahip olabileceğini; bu nedenle demografik politikaların sosyal destek ve ruh sağlığı boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesinin önemini düşündürmektedir.</jats:p>