Abstract
<jats:p>Grid, bir tasarımda yer alan tasarım ögelerinin konumlarının belirlenmesi konusunda en temelde fikir veren bir araçtır. Grid kavramı, grafik tasarım açısından bakıldığında tasarımda bir düzenleme aracı ve modernist bir yapı sistemi olarak yer almaktadır. Farklı dönemlerde gridde farklı yapı sistemleri kullanılarak, tasarımcılar tarafından grafik tasarım alanında bir tasarım dili oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda bakıldığında Uluslararası Tipografik Stil döneminde grid, nesnel bir görsel iletişim dili oluşturmak ve standartlaştırılmış bir tasarım düzlemi ortaya koymak amacıyla işlevselleştirilerek kullanılmıştır. Bu dönemde grid kavramının tasarım düzleminde kullanılması, tasarımı öznel olma özelliğinden uzaklaştırarak, ölçülebilir ve sistemli bir yapı haline gelmesini sağlamıştır. Ancak teknolojik gelişmeler ve dijitalleşme ile değişen grafik tasarım pratiklerinde grid, sistemli modüler yapılardan kurtularak, daha özgün, esnek ve tasarımcının tasarlama sezgilerine dayanan bir dönüşüme uğramıştır. İsviçre grafik tasarım geleneği ile yetişen tasarımcı Niklaus Troxler’in afiş tasarımları bu dönüşümün örnekleri olarak değerlendirilebilmektedir. Niklaus Troxler, grid kavramını görsel akış, süreklilik ve ritim ile oluşturduğu tasarımlarında gizleyerek, arka planda gizlenen tasarımın yapısını oluşturduğu bir diyagonal ritim ile bir grid sistemine dönüştürmektedir. Nitel araştırma yönteminde doküman analizi ile yürütülen çalışmada, modern grid anlayışının kuramsal çerçevesi üzerinde durulmuş ve çalışmalarında grid kavramını ritmik olarak bir kompozisyona dönüştüren Niklaus Troxler’in afişleri incelenerek değerlendirilmeleri yapılmıştır. Çalışma ile tasarımcının çalışmalarında grid kavramını doğaçlama hareket edebildiği, sezgisel bir yapı oluşturarak kullanmasının yanı sıra, tasarımda grid sisteminin ritmik bir kompozisyona dönüşümünün görsel bir ifadesi olduğu düşünülmektedir.</jats:p>