Abstract
<jats:p>Yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) yatan hastalar, artmış metabolik gereksinimler, yetersiz oral alım ve gastrointestinal sistem fonksiyon bozuklukları nedeniyle nutrisyonel bozukluklar açısından yüksek risk altındadır. Malnütrisyon; enfeksiyon riskinde artış, yara iyileşmesinde gecikme, kas kaybı ve mortalite oranlarında yükselme gibi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. Bu nedenle yoğun bakım hastalarında uygun ve zamanında başlanan beslenme desteği tedavi sürecinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Gastrointestinal sistemin fonksiyonel olduğu durumlarda öncelikli olarak enteral beslenme tercih edilirken, yeterli beslenmenin sağlanamadığı veya enteral beslenmenin mümkün olmadığı durumlarda parenteral beslenme uygulanmaktadır. Enteral beslenme gastrointestinal fonksiyonların korunması, bağırsak bütünlüğünün sürdürülmesi ve bağışıklık sisteminin desteklenmesi açısından önemli avantajlar sağlamaktadır. Bununla birlikte enteral ve parenteral beslenme uygulamaları sırasında gastrointestinal, mekanik ve metabolik komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bulantı, kusma, diyare ve konstipasyon gibi gastrointestinal sorunların yanı sıra tüp tıkanması ve aspirasyon pnömonisi gibi mekanik komplikasyonlar da görülebilir. Ayrıca hiponatremi, hipernatremi, hipokalemi, hiperkalemi, hipoglisemi ve hiperglisemi gibi metabolik bozukluklar yoğun bakım hastalarında sık karşılaşılan problemlerdir. Bu komplikasyonların erken tanınması ve uygun şekilde yönetilmesinde hemşirelerin rolü büyüktür. Hemşirelik bakımı; hastanın klinik durumunun izlenmesi, beslenme uygulamalarının güvenli şekilde sürdürülmesi ve gelişebilecek komplikasyonların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.</jats:p>