Abstract
<jats:p>Makine mühendisliği, fiziksel dünyanın temel yasalarını uygulayarak insanlığa hizmet eden en köklü disiplinlerden biri olmakla birlikte, günümüzde tarihindeki en radikal dönüşümlerden birini yaşamaktadır. Geleneksel mekanik sistemler artık yalnızca statik yapılar olmaktan çıkmış; sensörlerle donatılmış, veri üreten ve yapay zekâ aracılığıyla optimize edilen akıllı yapılara dönüşmüştür. Endüstri 4.0 ve ötesinin şekillendirdiği bu yeni çağda mühendislik başarısı yalnızca teorik hesaplama gücüne değil, aynı zamanda elde edilen verinin ileri üretim teknolojileri ve dijital sistemlerle ne derece uyumlu biçimde bütünleştirilebildiğine bağlıdır. Yirmi birinci yüzyılın makine mühendisi, atomik düzeydeki malzeme kusurlarından bulut tabanlı otonom sistem mimarilerine kadar uzanan geniş bir yelpazede uzmanlaşmak durumundadır. Bu kitap bölümü, makine mühendisliğinin değişmeyen temel bileşenleri olan teori, tasarım, analiz ve üretim kavramlarını modern teknolojinin sunduğu en güncel yaklaşımlar çerçevesinde yeniden yorumlamaktadır. Çalışma kapsamında yer alan bölümler, akademik disiplin ile endüstriyel uygulamalar arasındaki köprüyü güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamı; düz dişli sistemlerinde Hertz temas gerilmelerinin analitik ve sayısal (Sonlu Elemanlar Yöntemi – FEM) analizinden, önde gelen eklemeli imalat teknolojilerinden biri olan Laser Powder Bed Fusion (LPBF) sürecinde gözeneklilik mekanizmalarının sistematik olarak değerlendirilmesine kadar uzanmaktadır. Ayrıca, Fused Deposition Modelling (FDM) yöntemiyle üretilen kompozit malzemelerde yüzey kalitesinin makine öğrenmesi algoritmaları kullanılarak tahmin edilmesi ve endüstriyel dijital dönüşüm bağlamında Nesnelerin İnterneti (IoT) ile yapay zekâ entegrasyonu da ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Teori ile uygulamayı sentezleyen bu bölüm, hem geleneksel mekanik sistemlerin optimizasyonu hem de geleceğin otonom ve akıllı üretim sistemlerinin geliştirilmesi açısından kapsamlı bir rehber niteliği taşımaktadır. Sonuç olarak bu eser, teorik derinliği ileri düzey simülasyon teknikleri ve dijital üretim modelleriyle bir araya getiren kapsamlı bir çalışmadır. Çalışmanın akademik dünyaya yeni bir bakış açısı kazandıracağına, makina mühendisliği literatürüne kalıcı katkılar sağlayacağına ve sektör profesyonelleri için önemli bir başvuru kaynağı olacağına inanılmaktadır. Modern mühendislik vizyonu doğrultusunda hazırlanan bu bölümlerin, gelecekte gerçekleştirilecek yenilikçi projelere ışık tutması en büyük temennimizdir.</jats:p>