Abstract
<jats:p>Bu bölüm, performans değerlendirme süreçlerini “Adil Performans Değerlendirme – Algılanan Adaletsizlik” ikiliği çerçevesinde, karşıtlık temelli bir ayrımdan ziyade dinamik bir gerilim alanı olarak ele almaktadır. Örgütsel adalet kuramı temelinde dağıtımsal, prosedürel ve etkileşimsel adalet boyutları açıklanmış; performans değerlendirme sistemlerinin yalnızca teknik ölçüm araçları değil aynı zamanda çalışanların örgütle kurduğu ilişkinin anlamlandırıldığı sosyal ve psikolojik süreçler olduğu vurgulanmıştır. Sosyal değişim kuramı ve psikolojik sözleşme yaklaşımı üzerinden, adalet algısının karşılıklılık normu ve beklenti dengesiyle nasıl şekillendiği tartışılmıştır. Bölümde algılanan adaletsizlik, bilişsel ve duygusal inşa süreci bağlamında incelenmiş; sosyal karşılaştırma, belirsizlik yönetimi ve atıf mekanizmalarının adaletsizlik algısının oluşumundaki rolü ortaya konmuştur. Adalet–adaletsizlik gerilimi, paradoks perspektifiyle değerlendirilmiş; performans değerlendirme sistemlerinin aynı anda hem adalet üretme hem de adaletsizlik algısı yaratma potansiyeli taşıdığı gösterilmiştir. Bu gerilimin örgütsel sonuçları; işe adanmışlık, tükenmişlik, örgütsel güven, sessizlik ve işten ayrılma niyeti gibi çıktılar üzerinden analiz edilmiştir. Yönetimsel yansımalar kapsamında dengeleyici ve gerilimi keskinleştirici pratikler karşılaştırılmış; normatif yargının ötesine geçen eleştirel bir bakışla performans rejimlerinin güç ve kontrol boyutu tartışılmıştır.</jats:p>