Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu çalışma, kurumsal vatandaşlık söylemi ile kurumsal sömürü arasındaki ilişkiyi eleştirel bir perspektiften incelemektedir. Kurumsal vatandaşlık yaklaşımı, örgütleri toplumsal sorumluluk üstlenen ve paydaşlarına karşı etik yükümlülük taşıyan aktörler olarak konumlandırır. Bu çerçevede gönüllülük, toplumsal katkı, paydaş değeri ve sürdürülebilirlik gibi kavramlar öne çıkar. Literatürde kurumsal vatandaşlığın örgütsel itibar, finansal performans ve çalışan bağlılığı üzerinde olumlu etkiler yarattığına ilişkin bulgular bulunmaktadır. Bununla birlikte çalışma, bu olumlu çerçevenin örgüt içi emek süreçleri üzerindeki etkilerini sorgulamaktadır. Emek süreci literatüründen hareketle, modern örgütlerde kontrolün yalnızca açık denetim yoluyla değil; normların içselleştirilmesi ve gönüllü uyum üzerinden de işleyebildiği vurgulanmaktadır. Kurumsal vatandaşlık söylemi, çalışanların örgütsel değerlerle özdeşleşmesini teşvik ederek rol ötesi katkıları ve gönüllü çabayı artırabilmektedir. Ancak bu katkıların zaman, emek ve risk maliyetleri örgütsel hiyerarşi içinde dengeli biçimde paylaşılmadığında, değer üretimi ile fayda dağılımı arasında bir dengesizlik ortaya çıkabilmektedir. Bu bağlamda kurumsal vatandaşlık ile kurumsal sömürü birbirini dışlayan değil; belirli koşullar altında iç içe geçebilen iki dinamik olarak ele alınmaktadır. Çalışma, kurumsal sorumluluk söyleminin dönüştürücü bir potansiyele sahip olabilmesi için değer yaratım süreçlerinde katkı, risk ve ödül dağılımının daha adil bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.</jats:p>

Show More

Keywords

kurumsal vatandaşlık örgütsel emek çalışma

Related Articles