Abstract
<jats:p>Liderlik, tarihsel süreç boyunca örgütsel ve toplumsal yapılar içinde temel bir kavram olarak ele alınmış; değişen ekonomik, kültürel ve yönetsel dinamiklerle birlikte farklı kuramsal yaklaşımlar çerçevesinde yeniden tanımlanmıştır. Günümüzde liderliğin yalnızca hedeflere ulaşma süreci değil, aynı zamanda değer üretme ve örgütsel kültürü şekillendirme işlevi olduğu kabul edilmektedir. Bu bağlamda liderliğin hangi normatif çerçevede icra edildiği, örgütsel sonuçların niteliğini belirleyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Son yıllarda artan etik ihlaller ve kurumsal güven krizleri, liderliğin ahlaki boyutuna yönelik akademik ilgiyi artırmış; etik liderlik ve toksik liderlik kavramları literatürde daha görünür hâle gelmiştir. Bu çalışma, liderlik kavramının tarihsel gelişimini temel alarak etik liderlik ve toksik liderlik yaklaşımlarını literatür incelemesi yöntemiyle ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada, etik liderlik; dürüstlük, adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi evrensel değerlerin lider davranışlarına ve örgütsel süreçlere yansıtılması olarak değerlendirilirken; toksik liderlik, liderin etik dışı, manipülatif ve yıkıcı davranışları aracılığıyla bireysel ve örgütsel düzeyde olumsuz sonuçlar üretmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Literatür bulguları, etik liderlik, normatif temele dayalı bir liderlik formu olarak örgütsel bağlamda güven üretici ve düzenleyici bir işlev üstlenmektedir. Bu yaklaşım, liderin değer odaklı davranışları aracılığıyla örgütsel iklimi şekillendirdiğini ve çalışanların algısal dünyasında adalet, güven ve psikolojik emniyet duygusunu yapılandırdığını varsayar. Etik liderlik, bu yönüyle yalnızca bireysel bir erdem pratiği değil; aynı zamanda örgütsel süreçleri ve ilişkileri normatif ilkeler doğrultusunda düzenleyen bir kurumsal mekanizma olarak kavramsallaştırılmaktadır. Buna karşılık toksik liderlik, liderlik sürecinin normatif çözülmesini ve güç ilişkilerinin araçsallaştırılmasını ifade eden bir olgu olarak ele alınmaktadır. Toksik liderlikte liderin davranış örüntüleri, örgütsel yapıyı koruyucu ve geliştirici bir işlev görmekten ziyade, kontrol, baskı ve manipülasyon ekseninde şekillenmekte; bu durum örgütsel iklimde güvensizlik ve korku temelli bir düzenin oluşmasına yol açmaktadır. Bu çalışmada, son zamanlarda önemi artan liderlik, tarihsel gelişimi, etik liderlik ve toksik liderlik kavramları literatür incelemesi şeklinde ele alınmıştır. Literatür taramaları sonucunda, bu iki yaklaşım kavramsal bakış açısı ile ele alınarak, gelecekteki çalışmalara yön vermek için değerlendirmelerde bulunulmuştur.</jats:p>