Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, toplumsal yaşamın pek çok alanında olduğu gibi sosyal politika ve sosyal hizmet uygulamalarında da önemli dönüşümlere yol açmaktadır. Veri temelli karar alma süreçlerinin yaygınlaşması, hizmet sunum modellerinin yeniden şekillenmesi ve yeni etik tartışmaların ortaya çıkması, sosyal hizmet disiplininin yapay zekâ çağındaki rolünü yeniden düşünmeyi gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda “Yapay Zekâ Çağında Sosyal Hizmet: Uygulama ve Gelecek” başlıklı bu eser, sosyal hizmet alanında yapay zekâ teknolojilerinin mevcut ve potansiyel etkilerini çok boyutlu bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır. Kitap, sosyal hizmet disiplininin teorik, etik, eğitsel ve uygulamaya yönelik boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan bölümlerden oluşmaktadır. İlk bölümde sosyal politika bağlamında yapay zekâ teknolojilerinin refah devleti üzerindeki etkileri ve geleceğe yönelik olası dönüşümler tartışılmaktadır. Ardından sosyal hizmette sosyal fayda odaklı yapay zekâ yaklaşımı ele alınarak teknolojinin toplumsal yarar doğrultusunda nasıl kullanılabileceği değerlendirilmektedir. Diğer bir bölümünde ise sosyal hizmet eğitiminde yapay zekâ ve dijital yeterlilikler konusu ele alınmaktadır. Dijital dönüşüm süreci, yalnızca hizmet sunum biçimlerini değil aynı zamanda sosyal hizmet eğitimini de dönüştürmektedir. Bu bağlamda sosyal hizmet öğrencilerinin veri okuryazarlığı, dijital etik farkındalığı, yapay zekâ destekli karar verme süreçlerini anlayabilme ve teknolojiyi insan odaklı hizmet sunumu ile bütünleştirebilme gibi yeni yetkinlikler kazanması giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Kitabın devamında etik ve insan hakları perspektifi üzerinden yapay zekâ uygulamalarının doğurabileceği riskler ve sorumluluklar kapsamlı biçimde ele alınmaktadır. Ayrıca sosyal hizmet pratiğinde yapay zekâ kullanımına ilişkin saha deneyimleri ve uygulama örnekleri incelenmekte; dijitalleşmenin birey ve aile ilişkileri üzerindeki etkileri “dijital yalnızlaşma” kavramı çerçevesinde tartışılmaktadır. Son bölümde ise yaşlı bakımında yapay zekâ ve robotik teknolojilerin kullanımına ilişkin güncel gelişmeler ve geleceğe yönelik projeksiyonlar değerlendirilerek sosyal hizmet uygulamalarının yeni teknolojilerle nasıl dönüşebileceği ele alınmaktadır. Kitabın ilerleyen bölümlerinde toplumsal değişimin farklı boyutları ele alınmaktadır. Bu kapsamda yaşlı bakımında yapay zekâ uygulamaları ve robotik teknolojilerin rolü ele alınarak bakım hizmetlerinde ortaya çıkan yeni yaklaşımlar değerlendirilmektedir. Akıllı bakım sistemleri, robotik destekli yaşam uygulamaları ve dijital sağlık teknolojilerinin yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırma potansiyeli incelenirken, bu teknolojilerin sosyal hizmet perspektifinden sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği etik ve sosyal sorumluluklar da tartışılmaktadır. Eserde ayrıca yapay zekâ teknolojilerinin aile yapısı ve aile içi ilişkiler üzerindeki dönüşümsel etkileri de ele alınmaktadır. Ailenin dijitalleşen dünyadaki konumu, bireylerin anlam arayışı, maneviyat ve dijital rehberlik pratikleri bağlamında değerlendirilmektedir. Disiplinlerarası bir yaklaşım benimseyen bu eser; sosyal hizmet akademisyenleri, uygulayıcıları, sosyal politika araştırmacıları ve lisansüstü öğrenciler için yapay zekâ çağında sosyal hizmetin kuramsal temellerini, eğitim boyutunu ve uygulama olanaklarını tartışan önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Kitap, teknolojik gelişmeler ile insan odaklı sosyal hizmet değerleri arasındaki ilişkiyi ele alarak geleceğin sosyal hizmet uygulamalarına ve eğitimine yönelik yeni düşünme alanları sunmayı hedeflemektedir.  </jats:p>

Show More

Keywords

sosyal hizmet yapay zekâ dijital

Related Articles