Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu çalışma, dijitalleşmiş ve hiper-rekabetçi iş ortamında giderek daha kırılgan hale gelen marka itibarının kriz sonrası yeniden inşa sürecini kavramsal ve örnek markalarla ele almaktadır. Marka itibarı, tüketiciler, yatırımcılar, çalışanlar ve diğer paydaşların geçmiş deneyimlerine ve algılarına dayalı olarak şekillenen çok boyutlu bir değer olup, sürdürülebilir rekabet avantajı ve uzun vadeli kurumsal başarının temel belirleyicilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak dijital medya ve sosyal ağların hızlandırdığı bilgi akışı, itibar kaybının çok kısa sürede küresel ölçekte yayılmasına ve markaların güven sermayesinin hızla aşınmasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda itibar kaybı, yalnızca iletişimsel bir sorun değil; marka sadakati, algılanan kalite ve kurumsal kimlik üzerinde derin etkiler yaratan yapısal bir kırılma süreci olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada kriz sonrası itibarın yeniden inşası, yalnızca kriz anının yönetimiyle sınırlı olmayan, sorumluluk kabulü, şeffaflık, düzeltici eylem ve stratejik dönüşüm boyutlarını içeren bütüncül bir restorasyon süreci olarak tanımlanmaktadır. William L. Benoit tarafından geliştirilen İmaj Restorasyon Teorisi ve W. Timothy Coombs’un Durumsal Kriz İletişimi Teorisi çerçevesinde; inkar, sorumluluk üstlenme ve telafi stratejilerinin paydaş algısı üzerindeki etkileri tartışılmaktadır. Ayrıca Volkswagen emisyon skandalı ve Starbucks gibi örnekler üzerinden, krizlerin yalnızca tehdit değil, aynı zamanda stratejik yeniden konumlandırma fırsatı sunabileceği analiz edilmektedir. Bulgular, iletişimsel açıklamaların tek başına yeterli olmadığını; güvenin ancak somut, yapılandırılmış ve sürdürülebilir değişimlerle yeniden tesis edilebileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, kriz sonrası dönemde markaların savunmacı refleksler yerine hesap verebilir ve dönüşüm odaklı bir yaklaşım benimsemeleri gerektiğini vurgulamaktadır. İtibarın yeniden inşası, yalnızca dış paydaşlara yönelik mesaj yönetimi değil; aynı zamanda kurumsal kültürün, operasyonel süreçlerin ve paydaş ilişkilerinin yeniden yapılandırılmasını gerektiren çok katmanlı bir süreçtir. Bu çerçevede, uzun vadeli güven inşasına dayanan, şeffaflık ve somut eylemlerle desteklenen stratejik bir itibar yönetimi anlayışının gerekliliği ön plana çıkarılmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

yeniden kriz olarak yalnızca marka

Related Articles

PORE

About

Connect