Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu çalışma, marka hasarı ve itibar kaybı kavramlarını pazarlama literatürü kapsamında ele alarak söz konusu kavramların ölçümlenmesi, değerlendirilmesi ve hukuki boyutlarının anlaşılmasını amaçlamaktadır. Günümüz postmodern tüketim anlayışında tüketiciler yalnızca ürünlerin işlevsel faydalarını değil, markaların temsil ettiği sembolik anlamları ve imajları da tüketmektedir. Bu durum, marka itibarını işletmeler açısından önemli bir maddi olmayan varlık haline getirmekte ve rekabet avantajı sağlayan stratejik bir unsur olarak öne çıkarmaktadır. Ancak markalar, krizler, skandallar, olumsuz haberler veya tüketici deneyimleri sonucunda itibar kaybı yaşayabilmekte ve bu durum marka denkliğinde önemli kayıplara yol açabilmektedir. Bu kapsamda çalışmada öncelikle marka itibarı kavramı ele alınmakta ve itibarın oluşum süreci sinyal teorisi, olumsuzluk yanlılığı ile halo ve ters halo etkisi gibi yaklaşımlar çerçevesinde açıklanmaktadır. Ardından itibar ile ilişkilendirilen marka güvenilirliği ve marka denkliği kavramları incelenerek, bu kavramların marka hasarı ve itibar kaybının anlaşılmasındaki rolü tartışılmaktadır. Tüketici temelli marka denkliğinin yalnızca algısal bir bozulma değil, aynı zamanda ölçülebilir bir marka sermayesi kaybı olduğu ortaya konmaktadır. Bu çerçevede marka hasarının tüketici algıları, paydaş ilişkileri, pazar performansı ve finansal göstergeler üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Sonuç olarak çalışma, marka hasarı ve itibar kaybının yalnızca iletişimsel bir sorun değil; yönetimsel, ekonomik ve hukuki sonuçları bulunan çok boyutlu bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, marka hasarı ve itibar kaybının etkin bir şekilde yönetilebilmesinin pazarlama, finans ve hukuk disiplinlerini bir arada ele alan bütüncül yaklaşımların benimsenmesiyle mümkün olabileceğini vurgulamaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

marka itibar hasarı çalışma kaybı

Related Articles

PORE

About

Connect