Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Pazarlama literatüründe marka vaadi, tüketiciye sunulan değer önerisinin özlü bir ifadesi olarak değerlendirilmekte ve marka kimliği ile tüketici algısı arasında köprü kuran stratejik bir iletişim aracı olarak kabul edilmektedir. Ancak dijitalleşme, sosyal medya etkileşimleri ve çoklu temas noktalarının artmasıyla birlikte marka vaatlerinin yoğunluğu ve iddia düzeyi önemli ölçüde artmış; bu durum vaatlerin inandırıcılığı konusunda yeni tartışmaları gündeme getirmiştir. Günümüz tüketicileri pazarlama iletişimlerini eleştirel bir perspektifle değerlendirmekte ve markaların sunduğu vaatleri yalnızca mesaj düzeyinde değil, deneyim ve kanıtlarla desteklenip desteklenmediği açısından da sorgulamaktadır. Bu çalışma, marka vaatlerinin inandırıcılığını doğrusal bir güven artışı olarak değil, belirli bir algısal kırılma noktasına bağlı eşik temelli bir süreç olarak ele almaktadır. Bu çerçevede geliştirilen Marka Vaatlerinde İnandırıcılık Eşiği (MVİE) kavramı, marka vaatlerinin tüketici zihninde güven üretmekten şüphe ve direnç üretmeye geçtiği kritik noktayı açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışmada marka vaatlerinin tüketici algısındaki rolü üç temel işlev üzerinden incelenmektedir: beklenti üretimi, güven ve anlam sinyali iletimi ve algılanan riskin azaltılması. Ayrıca pazarlama iletişimindeki sinyal yoğunluğu, artan ikna farkındalığı ve güven mekanizmalarının kırılganlığı gibi faktörlerin marka vaatlerinin inandırıcılığı üzerinde nasıl bir aşınma yarattığı tartışılmaktadır. Bu yaklaşım, marka vaatlerinin yalnızca içerik gücüyle değil, aynı zamanda yoğunluk, bağlam ve doğrulanabilirlik düzeyiyle değerlendirildiğini ortaya koyarak pazarlama literatürüne kuramsal bir katkı sunmayı hedeflemektedir.</jats:p>

Show More

Keywords

marka vaatlerinin pazarlama olarak güven

Related Articles

PORE

About

Connect