Abstract
<jats:p>Bu makale, oryantalizmi yalnızca 19. yüzyıla özgü bir estetik moda ya da resim geleneği olarak ele almak yerine, Doğu’ya ilişkin bilginin üretimi ve dolaşımı üzerinden işleyen bir temsil rejimi ve iktidar mekanizması olarak kavramsallaştırır. Edward Said’in oryantalizm çözümlemesi ile söylem ve iktidar ilişkisine dair yaklaşımını temel alan çalışma, temsilin yalnızca “gösterme” edimi değil, aynı zamanda özneyi konumlandıran ve kültürel hiyerarşileri yeniden üreten bir düzenek olduğunu tartışır. Bu çerçevede Gülsün Karamustafa’nın, oryantalist görsel repertuarı yeniden dolaşıma sokarken onu parçalama, çoğaltma, mekânsızlaştırma ve performatif olarak yeniden çerçeveleme gibi stratejilerle dönüştüren sanatsal pratiği incelenir. Makalede, Gülsün Karamustafa’nın 1998–2000 yılları arasında oryantalizmi konu alan dört projesi üzerinden yürütülen analizle, sanatçının oryantalist imgeyi yalnızca eleştirel bir nesne olarak değil, aynı zamanda temsile içkin iktidar ilişkilerini görünür kılan bir araç olarak nasıl yeniden kurduğu ortaya konur. Özellikle “Erken Bir Temsiliyetin Sunumu” ile başlayan süreçte sanatçının tarihsel bir görsel kaynağı güncel bağlamda yeniden çerçevelemesi; “Fragmanları Fragmanlamak” ve “Oryantal Fanteziler İçin Pekiştirme Serileri” çalışmalarında oryantalist resmin figüratif yapısını çözerek bakış rejimini ifşa etmesi; “Stolen Ideas/Çalınmış Fikirler” projesinde ise imgenin telif, dolaşım ve değer rejimleriyle ilişkisini performatif bir müdahaleye dönüştürmesi, makalenin temel tartışma eksenlerini oluşturur.</jats:p>