Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Dijital platformların kamusal alan üzerindeki artan etkisi, anayasa hukukunun kamusal güç, meşruiyet ve demokratik denetim kavramlarını yeniden düşünmeyi zorunlu kılmaktadır. Hukuken özel aktör konumunda bulunan dijital platformlar, içerik politikaları, algoritmik sıralama sistemleri ve yaptırım mekanizmaları aracılığıyla ifade özgürlüğü, bilgiye erişim ve siyasal katılım gibi temel hak alanlarında genel, soyut ve sürekli etkiler doğurmaktadır. Bu durum, anayasal yetkilere sahip olmaksızın anayasal önemde sonuçlar doğuran yeni bir düzenleyici güç biçiminin ortaya çıktığını göstermektedir.Bu çalışmada söz konusu güç biçimi dijital anayasacılık kavramı çerçevesinde incelenmektedir. Bununla birlikte, dijital platformların anayasal aktörler olarak tanınmasından ziyade anayasal etki ile anayasal statü arasındaki ayrım esas alınmaktadır. Çalışma, dijital anayasacılığı özel aktörlerin düzenleyici faaliyetlerini doğrudan anayasal normlara dönüştürmeyi amaçlayan bir yaklaşım olarak değil; anayasal düşünceye içkin olan iktidarın sınırlandırılması, keyfiliğin önlenmesi ve temel hakların korunması ilkelerinin, anayasal statüye sahip olmamakla birlikte anayasal etki doğuran güç ilişkileri karşısında nasıl işletilebileceğini tartışmaya açan eleştirel ve normatif bir çerçeve olarak konumlandırmaktadır.Bu çalışma, dijital platformları anayasal aktörler olarak tanımadan, anayasal statüye sahip olmamalarına rağmen kamusal alanın temel işleyişini fiilen şekillendiren bu düzenleyici güçlerin, anayasa hukuku çerçevesinde meşruiyet ve demokratik denetim kavramları bağlamında nasıl kavramsallaştırılabileceğini tartışmayı amaçlamaktadır.</jats:p>