Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Tekke Çorbası, Kastamonu ilinin merkez ilçesine bağlı Gölköy’de bulunan Şeyh Ahmet Camisi Aşevi’nde, Regaib Kandili, Ramazan ve Kurban Bayramı arifeleri olmak üzere yılda üç kez pişirilen ve halka ikram edilen bir çorbadır. Şeyh Ahmet, Anadolu’da İslamiyet’in yayılmasındaki rolü ile tarihî ve menkıbevi bir kişiliğe sahiptir. Şeyh Ahmet Camisi ise M. 1206 tarihinden önce yapıldığı tahmin edilen ve bilinen kaynaklara göre Kastamonu’nun en eski camileri arasında yer alan bir camidir. Caminin yanında birinin Şeyh Ahmet’e ait olduğu düşünülen yedi sandukanın bulunduğu Şeyh Ahmet Türbesi yer almaktadır. Cami ve türbenin karşısında ise Tekke çorbasının pişirildiği aşevi bulunmaktadır. Külliye niteliği taşıyan bu yapı ve Şeyh Ahmet etrafında çeşitli inanış ve uygulamalar bulunmaktadır. Şeyh Ahmet ile ilgili uygulamalardan biri kendisinin topraklarını Tekkeşin ailesine, her yıl ihtiyaç sahiplerine ikramda bulunmak şartıyla vakfetmesidir. Aile ikram şartını çorba dağıtarak sağlamaktadır. Sekiz yüz yıldır pişirildiği belirtilen bu çorba, günümüzde de Şeyh Ahmet’in soyundan gelen on beş Tekkeşin ailesi tarafından sıra ile aşevinde pişirilmeye devam etmektedir. Toprakları kullanan her aile çorbaya erkek çocuğu sayısı kadar ev sahipliği yapmaktadır. Bu makalede Gölköy’de Tekke çorbasının bir gelenek olarak nasıl yaşatıldığına odaklanılmıştır. Çorba, halk arasında “Dualı ve Şifalı Çorba” olarak nitelendirilmektedir. Bu durum çorbanın, dinî günlerde yapılmasından, Şeyh Ahmet Camisi’nin aşevinde dualarla pişirilmesinden ve çorbanın yapımında genellikle adak kurbanlarının etinin kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Makalede çorbanın hazırlık aşamasından pişirilmesine ve dağıtılmasına kadar geçen süreç bir bütün olarak incelenmiş ve aşevi kültürel bir mekân olarak ele alınmıştır. Ayrıca çorbanın köyde bir araya gelme, imece usulü çalışma gibi işlevleri ve çorbanın etrafında oluşan inanışlar değerlendirilmiştir. Çorbanın bir gelenek olarak incelendiği kısımlarda nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Bu araştırma yönteminin veri toplama aşamasında yarı yapılandırılmış sorular hazırlanarak alan araştırması yapılmış, gözlem ve yüz yüze görüşme yöntemi ile veriler toplanmıştır. Gözlem, 29 Mart 2025 tarihinde Ramazan Bayramı arifesinde gerçekleştirilmiştir. Yüz yüze görüşmeler ise 2025 yılının eylül, ekim ve kasım aylarında aralıklarla yapılmıştır. Bu bağlamda hem çorbaya ev sahipliği yapan aile bireylerinin hem çorbanın yapımına yardımcı olan kişilerin hem de çorbayı almaya gelenlerin görüşleri değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler ile Tekke çorbasının günümüzdeki durumu tespit edilmiş ve bu gelenek sürdürülürken/güncellenirken hangi değişikliklerin yaşandığı, hangi sorunlarla karşılaşıldığı ve geleneğin korunması için hangi önlemlerin alındığı üzerinde durulmuştur. Bunlar arasında çorbanın malzemelerindeki, çorbayı yapan kişilerdeki ve yapım biçimlerindeki değişikliklere yer verilmiştir. Bu durum ise, geleneğin güncellenmesinin ve korunmasının bir yöntemi olarak yorumlanmıştır. Ayrıca cami, türbe ve aşevi ile kültürel bir mekân sunan yapının somut ve somut olmayan kültürel miras unsurlarının bir arada korunmasına örnek oluşturması üzerinde durulmuştur.</jats:p>