Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Tarihin her döneminde insanlık, varoluşsal bir durum olan ölüm düşüncesi ve ölüm sonrası yaşam gibi konularla ilişki içinde olmuştur. Varoluşsal düşüncelerin kültürel yapı ve toplum içindeki yansımaları, insanların dünya görüşlerini, yaşam biçimlerini ve tüketim davranışlarını önemli düzeyde etkilemektedir. Sosyal psikoloji alanında ortaya atılan Terör Yönetimi Teorisi (TYT), insanların ölüm korkusuyla baş edebilmek adına çeşitli kültürel mekanizmalara, sembollere ve değerlere sarıldığını iddia etmektedir. Bu doğrultuda, reklam sektöründe hazırlanan şok reklamları, dikkat çekici ve sarsıcı içerikleri ile tüketici üzerinde olumlu ya da olumsuz düzeyde bir etki yaratmaktadır. Ölümün reklamda kullanımı ölüm uyarıcısı (death prime) kavramı ile izah edilirken bu uygulamalar ölüm pazarlaması (nekromarketing) kapsamında değerlendirilmektedir. Araştırma, TYT kapsamında şok reklam stratejisini ele alarak, 2024 yılında TRT Tabii dijital platformunda yayınlanmaya başlayan “Gassal” dizisinin tanıtımı için hazırlanan “Ölünce Beni Kim Yıkayacak?” açık hava reklamını Roland Barthes’ın göstergebilimsel tekniği ile incelemektedir. Araştırmanın amacı, açık hava reklamının içerdiği sembolik mesajların bireylerde nasıl varoluşsal kaygıları tetiklediğini ve şok etkisi yaratarak dikkat çektiğini ortaya koymaktır. Bulgular, ölüm korkusunu temel alan Solomon, Greenberg ve Pyszczynski’in yaklaşımıyla değerlendirilmiştir. Araştırmada reklamda kullanılan içeriklerin İslam kültüründeki gasil ritüeline dair sembolik bir anlatım oluşturduğu ve reklamda yer alan ifadenin, bireylerin kişisel olarak ölüm sonrası süreçlerle yüzleşmelerini ve bu sürecin bireysel sorumluluğunu sorgulamalarını sağlayan anlam katmanlarına sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. İçeriğin, hedef kitlede kültürel ve dinî bilinçaltını harekete geçiren derin sembolik mesajlarla yüklü bir metin olduğunu söylemek mümkündür. Şok reklamcılığın temel ilkeleri olan norm ihlali, beklenmediklik ve etik sınırları zorlama süreçlerinin başarıyla uygulandığı ve açık ölüm pazarlaması niteliği taşıyan reklamın, bilinçaltında var olan ölüm korkusunu ve varoluşsal kaygıyı harekete geçiren semboller ve metaforlar kullanarak, bireylerin kültürel değerlerine bağlanmalarını sağlayacak mesajlar içermesi içeriğin TYT doğrultusunda değerlendirilmesini anlamlı kılmaktadır. TYT’nin varsayımları düşünüldüğünde, ölümle ilgili semboller bireylerde dünya görüşüne bağlılığı artırmakta ve sembolik ölümsüzlük arzusu yaratmaktadır.</jats:p>