Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Yapay zekâ küresel boyutta ülkelerin yenilikçilik kapasitelerini, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma yetkinliklerini destekleyen stratejik bir unsurdur. Yapay zekânın gelişmesiyle birlikte küresel politikaların izlenmesi daha önemli hale gelmektedir. Bu doğrultuda, ülkeler yapay zekâ ile ilişkili fırsatları ve tehditleri farkında olarak mevcut politikalarını değiştirmeli, yapay zekâ kapasitelerini izlemeli ve performanslarını iyileştirici önlemler almalıdır. Yapay zekâ kapasite performanslarının takip edilebilmesi için subjektif değerlendirmelere dayanan endeksler bulunmaktadır. Ancak sıralamaların güvenilirliği ve nesnelliğini sağlayabilmek adına objektif ağırlıklandırma yöntemleri kullanılarak değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. Bu motivasyonla çalışmada üst-orta gelir grubunda yer alan ve ulusal yapay zekâ stratejisine sahip ülkelerin yapay zekâ kapasitelerini nesnel ve karşılaştırmalı bir biçimde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Global AI Index verileri kullanılarak yapay zekâ kapasitesini belirleyen faktörlerin önem dereceleri D-CRITIC yöntemiyle ortaya konmuş, ülkelerin performansları da SPOTIS yaklaşımıyla sıralanmıştır. Ayrıca farklı ağırlıklandırma senaryoları altında yapılan duyarlılık analizleriyle sıralamaların duyarlılığı test edilmiş, elde edilen sonuçların sağlamlığı incelenmiştir. D-CRITIC ve SPOTIS ile elde edilen sıralamaların diğer yöntemlerle tutarlılığı da karşılaştırmalı analiz ile ölçülmüştür. Sonuçlar, yapay zekâ kapasitesini belirlemede en kritik boyutun işletim ortamı olduğunu göstermiştir. Ülkeler arası performanslarda ise Çin, Türkiye ve Arjantin’in üst-orta gelir grubunda en yüksek yapay zekâ kapasitesine sahip ülkeler olduğu ortaya koyulmuştur. Duyarlılık analizi sonucunda ise özellikle üst sıralarda yer alan ülkelerin yapay zekâ kapasite sıralamalarının genel olarak istikrarlı olduğu görülmüştür. Buna karşılık orta ve alt sıralarda yer alan bazı ülkelerin performanslarının kriter ağırlıklarına duyarlı olduğu tespit edilmiştir. Karşılaştırmalı analiz sonucunda çalışmanın sonuçlarının tutarlı ve diğer yöntemlerle uyumlu olduğu, sıralamaların yöntem seçimine duyarlı olmadığı gösterilmiştir. Elde edilen bulgular, ülkelerin performanslarının sağlamlığını teyit etmekle birlikte, belirli ülkelerin stratejik olarak daha kırılgan bir yapıya sahip olduklarını da ortaya koymuştur.</jats:p>