Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p xml:lang="tr">Bu çalışma, Frankfurt Okulu’nun modern toplum, birey, sanat ve direniş kavramları arasındaki ilişkisel ve diyalektik bağı eleştirel bir perspektifle tartışmayı amaçlamaktadır. Kapitalizmin, insanı ve insani praksisi, piyasa ilişkileri içerisinde işlevselliğe indirgediği; bu süreçte hem toplumsal yapılar hem de kültür endüstrisi aracılığıyla bireyi şeyleştirerek bireyselliğini aşındırdığı ileri sürülmektedir. Frankfurt Okulu’na göre modern toplum, uzlaşmaz ve yapısal çelişkiler üzerine kurulu, bütünlüklü fakat özünde “yanlış” bir formdur. Birey, bu toplumsal gerçekliğe içkin olarak var olur ve onun tarafından belirlenir; ancak bütünüyle edilgen bir konumda değildir. Aksine, kontrol altına alınmış ve baskıcı bu bütünlük içinde özerkliğini kısmen de olsa koruyabilme imkânına sahiptir. Bu bağlamda sanat, mevcut toplumsal yapının ve hâkim gerçeklik anlayışının antitezi ve reddi olarak konumlanır. Frankfurt Okulu düşüncesinde sanat, kültür endüstrisinin metalaştırıcı etkilerine rağmen, hakikati işaret eden son sığınak ve stratejik bir direniş odağıdır. Sanatın piyasa ilişkileri açısından işlevsiz ve özerk konumu, mevcut toplumsal düzene alternatif bir imkânı görünür kılar ve daha iyi bir gelecek adına bir “mutluluk vaadi” sunar.</jats:p>

Show More

Keywords

toplumsal frankfurt sanat modern toplum

Related Articles