Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Hz. Peygamber’e duyulan derin muhabbet, birçok edebî türün gelişmesine vesile olmuş ve O’nu öven, çeşitli hasletlerini, örnek ahlakını ve eşsiz yaratılışını konu alan manzum ve mensur sayısız eser kaleme alınmıştır. Ka’b bin Züheyr ile Bûsîrî’nin Hz. Peygamber sevgisi ekseninde yazdıkları ve literatürde Kasîde-i Bürde olarak tanınan meşhur şiirleri, en güzel na’t örnekleri olarak kabul edilir. Ka’b bin Züheyr’in Bânet Su’âd ifadesiyle başlayan ve Hz. Peygamber’in mübarek hırkasıyla takdir edilmesine vesile olan kasidesi, kendisinden sonra yazılan na’tlara öncülük etmiştir. Fakat Bûsîrî’nin Hz. Peygamber’e olan samimi aşkını dile getirdiği el-Kevâkibü’d-dürriye fî medhi hayri’l-beriyyeadlı şiiri, gerek edebî değeri gerekse yazılış hikâyesi bakımından Ka’b bin Züheyr’in eserini gölgede bırakmayı başarmış ve tercüme, şerh, tahmis, taştir, tesdis, tesbi’ ve nazire gibi çeşitli formatlarla edebiyatımıza kazandırılmıştır.</jats:p>