Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Kapsayıcı eğitim, öğrencilerin cinsiyet, sosyoekonomik durum, etnik köken, dil, din, yetenek veya herhangi bir başka özellik temelinde ayrımcılığa uğramadan kaliteli eğitime eşit şekilde erişebilmesi olarak tanımlanmaktadır (UNESCO, 2017). Bu tanım, kapsayıcılığı engellilik temelinden kurtararak tüm öğrenci farklılıklarını kucaklayan geniş bir perspektif sunmaktadır. İngilizce öğretimi bağlamında kapsayıcılık özel bir önem taşımaktadır; yabancı dil sınıflarında dilsel kapsayıcılık, kültürel kapsayıcılık ve bireysel farklılıklara duyarlılık olmak üzere üç temel boyut öne çıkmaktadır (Banegas, 2019). Yabancı dil sınıfları doğası gereği öğrencilerin dilsel yeterlik düzeyleri arasında büyük farklılıklar barındırmakta, farklı kültürlerden gelen öğrenciler ise kendi ana dillerinin etkisini sınıf ortamına taşımaktadır. Bu nedenle İngilizce öğretmenlerinin yalnızca dil öğretimine odaklanan geleneksel yeterliklerin ötesinde, farklılaştırılmış öğretim, kültürel duyarlılık ve dil destek stratejileri gibi kapsayıcı eğitimle ilişkili yeterliklere sahip olmaları gerekmektedir (Acar-Erdol &amp; Yıldırım, 2022). Bu araştırmanın amacı, İngilizce öğretmenlerine yönelik kapsayıcı eğitim programlarının öğretmenlerin mesleki yeterlik ve tutumlarına etkisini doküman analizi yöntemiyle sistematik olarak incelemektir. Bu kapsamda 2015-2025 yılları arasında yayımlanmış 18 akademik çalışma ve resmî rapor taranmış, veriler tümevarımsal içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulgular, kapsayıcı eğitim programlarının özellikle farklılaştırılmış öğretim, kültürel duyarlılık ve dil destek stratejileri alanlarında öğretmen yeterliklerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte sınıf yönetimi ve alternatif değerlendirme alanlarında etkinin sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Programların öğretmen tutumlarını kısa vadede olumlu yönde değiştirmesine karşın bu değişimin kalıcılığının sınırlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Inclusive education is defined as students having equal access to quality education without discrimination based on gender, socioeconomic status, ethnicity, language, religion, ability, or any other characteristic (UNESCO, 2017). This definition offers a broad perspective that embraces all student differences, moving beyond the concept of disability. In the context of English language teaching, inclusivity holds particular importance; three key dimensions stand out in foreign language classrooms: linguistic inclusivity, cultural inclusivity, and sensitivity to individual differences (Banegas, 2019). Foreign language classrooms inherently exhibit significant differences in students’ linguistic proficiency levels, and students from diverse cultural backgrounds bring the influence of their native languages ​​into the classroom environment. Therefore, English language teachers need to possess competencies beyond traditional language teaching, such as differentiated instruction, cultural sensitivity, and language support strategies—competences related to inclusive education (Acar-Erdol &amp; Yıldırım, 2022). The aim of this research is to systematically examine the impact of inclusive education programs for English teachers on their professional competencies and attitudes using document analysis. Within this scope, 18 academic studies and official reports published between 2015 and 2025 were reviewed, and the data were analyzed using inductive content analysis. The findings show that inclusive education programs positively influence teacher competencies, particularly in the areas of differentiated instruction, cultural sensitivity, and language support strategies. However, the effect was found to be limited in the areas of classroom management and alternative assessment. While the programs positively change teacher attitudes in the short term, the permanence of this change was found to be limited.</jats:p>

Show More

Keywords

language education kapsayıcı inclusive cultural

Related Articles

PORE

About

Connect