Abstract
<jats:p>İnsanoğlu, yaşamının pek çok aşamasında fen bilimleri dersleriyle karşılaşmaktadır. Yaşadığı çevresini tanıyıp anlamlandırmada, yeteneklerini keşfedip bu yeteneklerini geliştirmede, hayatta karşılaştığı problemleri çözmede onlardan faydalanmaktadır. Bu açıdan fen bilimleri insanoğlunun yaşamında önemli bir yere sahiptir. Fen bilimlerinin en önemli özelliklerden biri fen konularının laboratuvarda gözlem ve deneylerle yapılabilmesidir. Laboratuvarlardaki deneysel etkinlik ve uygulamalar okullarda yaparak ve yaşayarak öğrenmelere imkân tanır. Laboratuvarlar, öğrencilerin fenle ilgili el becerilerini geliştirirken zihinsel becerilerini de kullanmalarını sağlar. Öğrenciler ve öğretmenler için tüm bu faydalarına rağmen; sınıfların aşırı kalabalık olması, laboratuvarda gözetim ve denetiminin zor olması, laboratuvarlardaki malzeme ve donanımın eski olması, malzemelerin hiç olmaması, eksik olması, öğretmenlerin azalan, biten veya zarar gören malzemeleri temin edememe kaygısı taşıması, laboratuvar için programda ayrılan sürenin yetersiz olması, deney ve etkinliklerin zaman alması, öğrencilerin laboratuvarda kaygı duyması gibi nedenlerden dolayı fen öğretiminde laboratuvara yeterince yer verilememektedir. Bu çalışmayla fen bilimleri eğitiminde önemli yere sahip olan laboratuvarlara yeterince yer verilmediğinden yola çıkarak fen bilimlerinde laboratuvar kaygısıyla ilgili ülkemizde yapılan çalışmaların nicelik ve nitelik olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Böylece fen eğitimindeki laboratuvar kaygısına dair literatürde yer alan çalışmaların sayısı ve niteliği ülkemizde bu konuya verilen önem hakkında bilgi sahibi olmamızı, gerekli tavsiyeleri sunmamızı sağlayacaktır. Çalışma, nitel yöntemle literatür taraması ve doküman incelemesi metoduyla yapılmıştır. Veri toplamada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Türkiye’de fen bilimlerinde laboratuvar kaygısıyla ilgili yapılan tezler; Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında, makaleler; Web of Science, SCOPUS ve ERIC, TR-Dizinde ve Dergipark veri tabanlarında taranmıştır. Toplam ulaşılan 43 çalışmaya ait veriler betimsel analiz edilmiştir. Bulgularda; araştırmaların yapıldığı yıllar, araştırma türleri, araştırma yöntemleri, kullanılan ölçme araçlarına ait veriler, çalışma grupları ve incelenen değişkenler tablolarla sunulmuştur. Araştırma sonuçları sınıflandırılarak verilmiştir. Araştırma sonuçlarından öğrenci, öğretmen adayı ve öğretmenlerin laboratuvarla ilgili bilgi eksiklerinin deneyim eksikleriyle birlikte laboratuvarların fiziki imkânlarındaki eksikliklerin laboratuvar kaygısını artırdığı ve laboratuvardan uzaklaşılmasına sebep olduğu sonuçları çıkarılabilir. Bu açıdan, laboratuvarla ilgili laboratuvar kaygılarının düşürülmesi için daha fazla çalışmaya, özellikle nicel çalışmalar kadar nitel çalışmalara da ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. Humans encounter science courses at many stages of their lives. They benefit from these courses in recognizing and making sense of their environment, discovering and developing their talents, and solving problems they face in life. In this respect, science holds an important place in human life. One of the most important characteristics of science is that science topics can be conducted through observations and experiments in the laboratory. Experimental activities and applications in laboratories allow for learning by doing and experiencing in schools. Laboratories enable students to use their mental skills while developing their science-related manual skills. Despite all these benefits for students and teachers, laboratories cannot be given enough space in science teaching due to reasons such as overcrowded classrooms, difficulty of supervision and control in the laboratory, old laboratory equipment and materials, lack or deficiency of materials, teachers' anxiety about not being able to provide depleted or damaged materials, insufficient time allocated for the laboratory in the curriculum, the time-consuming nature of experiments and activities, and students' anxiety in the laboratory. Starting from the fact that laboratories, which have an important place in science education, are not given enough space, this study aims to examine the studies conducted in our country regarding laboratory anxiety in science in terms of quantity and quality. Thus, the number and quality of studies in the literature on laboratory anxiety in science education will provide information about the importance given to this subject in our country and allow us to offer necessary recommendations. The study was conducted using the qualitative method of literature review and document analysis. The document analysis technique was used for data collection. Theses on laboratory anxiety in science in Turkey were searched in the Council of Higher Education National Thesis Center database, and articles were searched in Web of Science, SCOPUS and ERIC, TR-Dizini, and DergiPark databases. Data belonging to a total of 43 studies reached were analyzed descriptively. In the findings, data regarding the years the research was conducted, types of research, research methods, measurement tools used, study groups, and variables examined are presented in tables. The research results are provided categorically. From the research results, it can be concluded that students', pre-service teachers', and teachers' lack of knowledge about the laboratory, combined with their lack of experience and the deficiencies in the physical facilities of laboratories, increase laboratory anxiety and lead to avoidance of the laboratory. In this regard, it can be said that more studies, especially qualitative studies as well as quantitative ones, are needed to reduce laboratory-related anxieties.</jats:p>