Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Rejeneratif endodonti, özellikle nekrotik ve immatür daimi dişlerin tedavisinde biyolojik iyileşmeyi merkeze alan çağdaş bir tedavi yaklaşımıdır. Bu yaklaşımın başarısı, etkin kök kanal dezenfeksiyonunun sağlanması ile kök hücre canlılığının korunması arasındaki hassas dengeye bağlıdır. Geleneksel dezenfeksiyon protokolleri yeterli antimikrobiyal etkinlik sağlamakla birlikte, yüksek konsantrasyonlarda uygulandığında rejeneratif potansiyeli olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu kitap bölümünde, rejeneratif endodontinin biyolojik temelleri doku mühendisliği triadı kapsamında ele alınmış; kök kanal dezenfeksiyonunda kullanılan geleneksel antiseptikler ile yeni nesil ve hücre dostu yaklaşımlar güncel literatür ışığında değerlendirilmiştir. Nanoteknoloji temelli ajanlar, fotoaktive dezenfeksiyon, fotobiyomodülasyon, gelişmiş şelasyon protokolleri ve biyouyumlu irrigasyon ajanlarının rejeneratif süreçlere olan katkıları tartışılmıştır. Sonuç olarak, rejeneratif endodontide biyolojik uyumluluğu ön planda tutan ve çok modlu dezenfeksiyon stratejilerini içeren protokoller, tedavi başarısının artırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu alanda yapılacak ileri çalışmalar, klinik uygulamaların standardizasyonuna katkı sağlayacaktır. Regenerative endodontics is a contemporary treatment approach centered on biological healing, particularly in the management of necrotic and immature permanent teeth. The success of this approach depends on a delicate balance between achieving effective root canal disinfection and preserving stem cell viability. While traditional disinfection protocols provide adequate antimicrobial efficacy, high concentrations can adversely affect regenerative potential. In this book chapter, the biological foundations of regenerative endodontics are examined within the framework of the tissue engineering triad. Conventional antiseptics used in root canal disinfection are evaluated alongside next-generation, cell-friendly approaches in light of current literature. The contributions of nanotechnology-based agents, photoactivated disinfection, photobiomodulation, advanced chelation protocols, and biocompatible irrigation agents to regenerative processes are discussed. In conclusion, protocols that prioritize biocompatibility and incorporate multimodal disinfection strategies play a crucial role in enhancing treatment success. Further studies in this field will contribute significantly to the standardization of clinical applications.</jats:p>

Show More

Keywords

rejeneratif disinfection regenerative biyolojik kök

Related Articles

PORE

About

Connect