Abstract
<jats:p>Endodontik tedavi sırasında meydana gelen alet kırığı, kök kanal tedavisinin seyrini ve prognozunu etkileyebilen önemli bir iatrojenik komplikasyondur. Günümüzde nikel-titanyum döner sistemlerin yaygın kullanımı, gelişmiş görüntüleme teknikleri ve artan klinik deneyime rağmen kırık alet oluşumu tamamen ortadan kaldırılamamıştır. Kanal içerisinde kalan kırık bir enstrüman, kök kanal sisteminin etkin şekilde temizlenmesini ve dezenfeksiyonunu sınırlayarak mikrobiyal kontrolü zorlaştırabilir ve tedavinin biyolojik başarısını etkileyebilir. Kırık alet yönetiminde temel yaklaşım yalnızca aletin çıkarılmasına odaklanmak değil, çıkarımın klinik olarak gerekli olup olmadığını değerlendirmektir. Bu karar; kırık aletin kanal içindeki lokalizasyonu, kanal anatomisi ve eğriliği, çevre dentin kalınlığı, pulpal ve periapikal dokuların durumu ile dişin restoratif prognozu gibi çok sayıda faktörün birlikte analiz edilmesini gerektirir. Preoperatif klinik ve radyografik değerlendirme tedavi planlamasının temelini oluşturur. Periapikal radyografiler başlangıç değerlendirmesi için yeterli olmakla birlikte, karmaşık kök kanal anatomilerinde konik ışınlı bilgisayarlı tomografi daha ayrıntılı morfolojik bilgi sağlayabilir. Kırık aletlerin uzaklaştırılmasında ultrasonik teknikler, mikro-tüp sistemleri, trepan frezler ve mekanik yakalama yöntemleri gibi çeşitli yaklaşımlar tanımlanmıştır. Ancak bu tekniklerin uygulanabilirliği olgunun anatomik özelliklerine ve klinisyenin deneyimine bağlıdır. Sonuç olarak kırık alet yönetimi, konservatif yaklaşımın ön planda olduğu, biyolojik prensipler ve risk-fayda değerlendirmesi temelinde yürütülen kapsamlı bir klinik karar sürecidir. Fracture of an instrument during endodontic treatment is an important iatrogenic complication that can affect the course and prognosis of root canal treatment. Nowadays, despite the widespread use of nickel-titanium rotary systems, advanced imaging techniques, and increased clinical experience, the occurrence of instrument fracture cannot be completely eliminated. A fractured instrument remaining within the canal can limit the effective cleaning and disinfection of the root canal system, complicate microbial control, and affect the biological success of the treatment. The fundamental approach in fractured instrument management is not only to focus on the removal of the instrument but also to evaluate whether its removal is clinically necessary. This decision requires the combined analysis of numerous factors, including the localization of the fractured instrument within the canal, canal anatomy and curvature, surrounding dentin thickness, the condition of pulpal and periapical tissues, and the restorative prognosis of the tooth. Preoperative clinical and radiographic evaluation forms the basis of treatment planning. Periapical radiographs are sufficient for initial assessment; however, in complex root canal anatomies, cone-beam computed tomography can provide more detailed morphological information. Various approaches have been described for the removal of fractured instruments, such as ultrasonic techniques, micro-tube systems, trephine burs, and mechanical retrieval methods. However, the applicability of these techniques depends on the anatomical features of the case and the clinician’s experience. As a result, fractured instrument management is a comprehensive clinical decision-making process conducted based on conservative principles, biological principles, and risk-benefit assessment.</jats:p>