Abstract
<jats:p>Transkateter işlemler, kalp cerrahisi öncesi veya sonrasında bazen birincil tedavi yöntemi bazen de yardımcı veya tamamlayıcı tedavi olarak konjenital kalp hastalıklarının yönetiminin bir parçası haline gelmiştir.Kardiyopulmoner bypasstan ayrılamayan veya ameliyat sonrası erken dönemde mekanik kardiyopulmoner desteğe ihtiyaç duyan veya konjenital kalp cerrahisi sonrası iyileşme güçlüğü yaşayan hastalarda, erken kardiyak kateterizasyon faydalı sonuçlar verir. Daha erken kateterizasyon ile kötü sonuçlarla ilişkili olduğu bilinen rezidü lezyonlar daha erken teşhis edilebilir. Kardiyak kateterizasyon ile elde edilen anatomik ve hemodinamik bilgiler sonraki tedavi stratejisine rehberlik eder, yoğun bakım yönetimine ve tedavi düzenlenmesine yardımcı olur. Kardiyak kateterizasyon ile rezidü ve cerrahi olarak edinilmiş lezyonlara müdahale imkânı vardır. Transkateter müdahale edilebilir lezyonları olmayan ancak tanısal kateterizasyon uygulanan hastalar için yeni̇ bir cerrahi̇ prosedürün gerekliliğini kanıtlayan bilgiler sağlayabilir. Mutlaka yoğun bakım, cerrahi ve girişimsel kardiyoloji ekipleri ile risk-fayda dengesi ile yöntem (cerrahi revizyon ya da transkateter girişim) tartışması yapılarak multidisipliner yaklaşımla ilerlenmelidir. Ekipte deneyimli girişimsel kardiyolog, konjenital kalp cerrahı, pediyatrik kardiyak intensivist, kardiyak anestezist ve perfüzyon ekibi hazır olmak koşuluyla kardiyak kateterizasyon erken postoperatif dönemde ve yüksek riskli hastalarda güvenle uygulanabilir. Ancak yüksek hastalık şiddeti indeksi, ECMO desteği ve cerrahi sonrası edinilmiş lezyonlar, kardiyak kateterizasyondan sonra ölüm için risk faktörleridir.Sonuç olarak erken post-operatif kardiyak kateterizasyon gerektiğinde hem anatomik hem de hemodinamik değerlendirmeye olanak tanır, müdahale gerektiğinde de sanıldığının aksine tecrübeli ekip çalışması ile uygun yöntemler uygulandığında geç post-operatif girişimlerden prosedürel anlamda daha fazla komplikasyona yol açmaz. Kritik hastalarda organ hastaları gelişmeden yapılan daha erken girişimler daha iyi sonuçlar vermektedir. Literatür verileri ve kendi tecrübemiz hasta seçimi, zamanlama ve uygun malzemeler ve yaklaşımlar (balon yerine stent, radikal çözümden çok palyasyon-rahatlatma) ile cerrahi sonrası hastaların prognozları üzerinde olumlu etkisi olduğunu göstermektedir.</jats:p>