Abstract
<jats:p>Aterosklerotik perifer arter hastalığının (PAH) tıbbi tedavisinin merkezinde risk yönetimi, kan sulandırıcı tedavi ve egzersiz tedavisi yer almaktadır. Bu yöntemler hastaların ekstremite kayıplarını önlemek kadar ve hatta belki daha fazla kardiyovasküler olaylara karşı korunmaları ve olası aksi sonuçları önlemek için vazgeçilmezdir [1,2,3,4]. Kan sulandırıcı tedaviler geleneksel olarak antiagregan ilaçlarla yapılmakta olup son yıllarda direkt oral antikoagülan (DOAK) ilaçların ekstremite kurtarma ve sistemik faydaları belirginleşmektedir [5]. Semptomatik ve işlevsel olarak fayda sağlamak üzere en iyi araçlar egzersiz tedavisi ve silostazol olmaya devam etmektedir [1,2,3]. Çok heterojen bir hasta profili olduğu göz önüne alınmalı ve kişiye özel tedavi planı uygulanmalıdır. Risk yönetimi eksiksiz yapılmalı, gereğinde tedavi yoğunlaştırılmalı ve tedavi süresince olası yan etkiler, komplikasyonlar ve hastalık seyrindeki değişiklikler izlenmelidir. Hasta takibinde revaskülarizasyon kararları, yukarıda tanımlanan sürece dâhil edilmelidir. Bu şekilde gereksiz işlemlerden kaçınılmalı ve gereklilik durumunda gecikmeye mahal verilmemelidir. Tıbbi tedavi e takibin revaskülarizasyon işleminden sonra devam edeceği, revaskülarizasyonun bu tıbbi tedavi yöntemlerine alternatif olmadığı akılda tutulmalıdır.</jats:p>