Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Kintsugi, Japon kültüründe kırıkları altınla birleştirerek kusurları güzelleştiren bir sanattır. Ancak bu sanat, postmodern dünyada tüketim kültürü, lüks moda, tasarım ve sosyal medya estetiği içinde yeni bir kimlik kazanmıştır. Kintsuginin postmodern dönüşümünde anlam ve trend ikilemi belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu çalışma, Baudrillard’ın tüketim toplumu kavramı çerçevesinde kintsuginin postmodern tüketim kültürü içindeki yeri, sanatsal değerinin nasıl metalaştırıldığı ve sosyal medya platformlarında nasıl estetik bir fenomen olarak yeniden üretildiği üzerine bir analiz sunmaktadır. Kapitalist sistem içinde kintsuginin sürdürülebilirlik ve farkındalık kavramlarıyla nasıl pazarlama aracı hâline getirildiği ve tüketici kimlikleriyle nasıl bütünleştiği tartışılmaktadır. Sonuç olarak, kintsuginin postmodern dünyadaki yeniden yükselişi, bu sanatın kökenindeki derin felsefi anlamlarını koruyarak sürdürülebileceği mi, yoksa tüketim normları içinde anlam kaybına uğrayarak kısa ömürlü bir moda akımına mı dönüşeceği sorusunu gündeme getirmektedir. Çalışma, geleneksel kintsugi sanatçılarının korunması, sanatsal mirasın ticari kullanımdan bağımsız şekilde sürdürülmesi ve sosyal medyanın sanat üzerindeki yüzeyselleştirici etkilerine karşı eleştirel bir perspektif geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.</jats:p>