Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p xml:lang="tr">Dijitalleşme çağında ekonomik, toplumsal ve hukuki dönüşümler, yaşlı bireylerin toplum içerisindeki konumunu yeniden tanımlamaktadır. Gümüş ekonomi kavramı, yaşlı nüfusun hem tüketici hem de üretici olarak ekonomik değerini vurgulamakta, ancak neoliberal politikaların ve dijitalleşmenin beraberinde getirdiği dışlayıcı riskleri de açığa çıkarmaktadır. Bu çalışmada Türkiye, Avrupa ve Çin Halk Cumhuriyeti örneklerinden hareketle, insan hakları hukuku perspektifinden, yaşlıların dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları eşitsizlikler, ageism kapsamında alt sorun oluşturan yaş ayrımcılığı ve devlet ile özel sektörün yükümlülükleri incelenmektedir.İlk olarak Virilio’nun hız kuramı, Bauman’ın akışkan modernite anlayışı ve Han’ın performans toplumu analizi çerçevesinde, yaşlı bedenin neoliberal hız ve verimlilik normları karşısında nasıl dışlandığı tartışılmaktadır. Dijitalleşme, sağlık teknolojileri, çevrimiçi bakım hizmetleri ve sosyal katılımı artıran çözümler aracılığıyla gümüş ekonomiyi genişletme potansiyeline sahiptir. Ayrıca gümüş ekonomide yaşlı çalışanlar, istihdam fırsatlarının yanında, ageism tehlikesi altındadır. Dolayısıyla bu fırsatların adil biçimde yaşama geçirilmesi, devletlerin düzenleyici sorumluluğu ve özel sektörün insan haklarına dayalı yükümlülükleri ile mümkündür.İkinci olarak uluslararası hukuk düzeyinde ageism ve yaş ayrımcılığına ilişkin güncel gelişmeler ele alınmaktadır. Birleşmiş Milletler uzmanlık mekanizmaları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı yorumu ile Uluslararası Çalışma Örgütü düzenlemeleri bağlamında ageismin yalnızca bir önyargı değil, aynı zamanda hukuki ve yapısal bir sorun olduğu vurgulanmaktadır. Bu çerçevede yaşlıların dijital hizmetlere erişimde karşılaştıkları engeller ile istihdam süreçlerindeki ayrımcı uygulamalar incelenmektedir.</jats:p>

Show More

Keywords

yaşlı dijitalleşme gümüş olarak avrupa

Related Articles