Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Afet doğal ya da insani bir etkenle ortaya çıkan, gerçekleştiğinde çok büyük ölçüde can ve mal kaybına sebep olarak toplumun üstesinden gelemeyeceği koşulların yaşanmasıdır. İnsanoğlu yüzyıllardır teknolojik ve ekonomik gelişme için doğal kaynakları ölçüsüz biçimde kullanarak doğanın dengesini bozmaya devam etmektedir. Bunun sonucunda insanları ve mal varlıklarını etkileyen afetlerin sayısı ve şiddetlerinde artışlar yaşanarak afetlerin yıkıcı etkileri fazlalaşmaktadır. Dirençlilik afetlerin yıkıcı etkilerine karşı insanları ve sahip olduğu mal varlıklarını korumak ve onları güçlendirmek amacı güder. Dirençliliğin artırılması ve afetlere karşı kırılganlıkların azaltılması için toplum temelli yaklaşımlara, özellikle zarar azaltma ve risk yönetimi gibi çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Son zamanlarda iklim değişikliği etkisiyle ortaya çıkan fırtınalar, kuraklıklar, sel, taşkın gibi hidrometeorolojik kaynaklı afet risklerinin sayısında ve şiddetlerinde artışların yaşanmasına sebep olmuştur. Bu afetlerin ortaya çıkaracağı zararların azaltılması ve kentsel dirençliliğin artırılması için su ve su kaynaklarının daha akılcı bir şekilde yönetileceği yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Böylelikle sürdürülebilirliğin de sağlanması kolaylaşmış olur. Çalışmada son zamanlarda öncelikle kentlerimizi giderek daha fazla etkileyen hidrometeorolojik afetler ve bu afetlere karşı dirençlilik gibi konular ele alınmıştır. Sonrasında bu afetlere karşı dirençliliğin sağlanabilmesinde önemli faktörlerden birisi olan suyun yönetimi incelenmiştir. Suyun akılcı yönetimi için gerekli olan stratejiler küresel ölçekli yaklaşımlardan yerel uygulamalara kadar analiz edilmiştir. İklim krizinin etkilerinin çok daha fazla hissedildiği günümüzde suyun akılcı yönetimi toplumu geleceğe daha dirençli taşıyacak ve afet kaynaklı kayıpların önüne geçerek sürdürülebilir kalkınmayı hızlandıracaktır.</jats:p>

Show More

Keywords

için afetlerin karşı yönetimi daha

Related Articles