Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Devletin kurucu unsurlarından biri olan egemenlik, iç ve dış egemenlik şeklinde tezahür eder. Bir devletin iç egemenliği ise değişik şekillerde somutlaşır ki bunların başında da içişlerinde yetki tekeline sahip olmak gelir. İçişlerindeki yetki tekelinin temeli, tek ve son karar verici olmaya dayanır. Bu durum aynı zamanda, uluslararası toplumun içişlerine müdahalesinin mümkün olmaması demektir. Bir başka deyişle devlet, uluslararası bir yükümlülük olmadıkça içişlerinde özgürce tasarrufta bulunabilir.İçişlerine müdahale yasağı, devlet kavramının ortaya çıkışından itibaren fiilen varlığı bilinen bir kavramdır. Her dönemde önemli ve değerli olan bu kavramın yazılı bir ilkeye dönüşmesi, 20. yüzyılda gerçekleşmiş ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. maddesinin 7. fıkrasındaki hükümle birlikte kalıcı hâle gelmiştir. Birleşmiş Milletler çatısı altında, içişlerine müdahale yasağı ilkesiyle ilgili kabul edilen düzenlemelerin temeli de söz konusu hükme dayanır. Bu ilke ve söz konusu düzenlemeler, başta devletler olmak üzere, uluslararası toplumun tamamı için yükümlülüklere yol açmıştır. Dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri de içişlerine müdahale yasağına uyma zorunluluğu altında olan bir devlettir. Bu çalışmada, Amerika Birleşik Devletleri tarafından yapılan Maduro Operasyonu, söz konusu ilke bağlamında değerlendirilecektir.</jats:p>