Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p xml:lang="tr">19. yüzyıl Osmanlı sözlükçülüğünde dil tasnifi, etimoloji ve terimlerin kökenine dair farkındalığın arttığı bir dönemdir. Bu dönemde kaleme alınan sözlükler, sadece anlam vermek amacıyla değil, aynı zamanda hazırlanan sözlükler, yalnızca kelimelere anlam kazandıran eserler olmanın ötesine geçerek, filolojik ve etimolojik açıdan belge niteliği taşıyan metinler hâline gelmiştir. Sözlük müellifleri, kelimelerin Arapça, Farsça veya Türkçe kökenli olup olmadığını belirtmeye; hatta kimi durumlarda bu kelimelerin hangi dilden Arapçaya ya da Türkçeye geçtiğini göstermeye özen göstermiştir. Böylece, söz konusu sözlükler Osmanlı Türkçesinin çok katmanlı yapısını ortaya koyan ve dilin tarihsel gelişim sürecine ilişkin önemli veriler sunan kaynaklar olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, Arap diline başka dillerden geçmiş ve Arapçalaştırılmış kelimeler olan “mu‘arreb” kelimeler, sözlükçülüğün önemli bir kavramı hâline gelir. Osmanlı sözlüklerinde mu‘arreb kelimelerin tespiti, yalnızca kelime kökenlerinin belirlenmesi açısından değil, aynı zamanda dönemin dil anlayışının ve sözlük yazım ilkelerinin anlaşılması bakımından da değer taşımaktadır Bu çalışmada 19. yüzyıl Osmanlı sözlüklerinden biri olan Mir’ātü’l-Luġat adlı eser örnek alınarak sözlükte yer alan mu‘arreb kelimelerin tespiti, sunuluş biçimi ve etimolojik açıklamaları üzerinde durulmuş; Mehmed Rif‘at Efendiˈnin kelime kökenlerine yaklaşımı değerlendirilmiştir. Çalışmada, eserde mu‘arreb olarak açık biçimde belirtilen kelimeler tespit edilmekle birlikte, mu‘arreb olduğu hâlde işaretlenmeden kullanılan örnekler de gösterilmiştir. Ayrıca, mu‘arreb kelimelerin Arapçaya geçiş süreci, bu süreçte geçirdikleri ses değişimleri ve Arapçanın yapısal özelliklerine uyum sağlamak amacıyla gerçekleştirilen dilsel uyarlama yöntemleri üzerinde de durulmuştur.</jats:p>

Show More

Keywords

muarreb kelimelerin osmanlı sözlükler kelimeler

Related Articles