Abstract
<jats:p>Bu eser, Türkiye–Amerika Birleşik Devletleri ilişkilerini tarihsel arka planı, bölgesel çatışmalar ve çok kutuplu uluslararası sistem dinamikleri çerçevesinde ele alan kapsamlı ve disiplinler arası bir çalışmadır. Soğuk Savaş döneminden günümüze uzanan geniş bir zaman aralığında, ikili ilişkilerin geçirdiği dönüşümü stratejik ortaklık, yapısal gerilim, kriz yönetimi ve belirsizlik eksenlerinde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Kitap, Türkiye–ABD ilişkilerini yalnızca ikili düzlemde değil, bölgesel ve küresel güç dengeleriyle birlikte değerlendiren analitik bir perspektif sunmaktadır. Eserin birinci bölümünde, Türkiye–ABD ilişkilerinin tarihsel kırılma noktaları ele alınmaktadır. 1970li yıllarda haşhaş sorunu ve silah ambargosu, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve Körfez Savaşı gibi kritik gelişmeler üzerinden iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın nasıl yapısal gerilimlere dönüştüğü incelenmektedir. Bunun yanı sıra 2001 sonrası dönemde ilişkilerin geçirdiği dönüşüm, 2000li yıllardan günümüze uzanan süreçte stratejik ortaklık söyleminin yerini alan belirsizlikler ve büyük güç rekabeti bağlamında Türk–Amerikan dış politikasının güncel gündemi ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir. İkinci bölüm, bölgesel çatışmalar ve güvenlik algıları çerçevesinde Türkiye–ABD ilişkilerinin yeniden tanımlanma çabalarına odaklanmaktadır. 2001 sonrası dönemde yaşanan krizler, ABDnin Asya-Pasifik politikaları, jeoekonomik rekabet alanları ve su kaynakları üzerinden şekillenen güç mücadeleleri eleştirel bir jeopolitik bakış açısıyla değerlendirilmektedir. Ayrıca savunma ve güvenlik alanında ortaya çıkan yeni iş birliği imkânları, özellikle insansız hava araçları (dronelar) üzerinden incelenerek ilişkilerin geleceğine dair somut politika alanları tartışılmaktadır. Üçüncü bölümde ise Türkiye–Rusya–ABD üçgeni merkeze alınmakta; çok kutuplu dünya düzeni arayışları bağlamında Türkiyenin dış politika tercihleri ele alınmaktadır. Sovyetler Birliği sonrası dönemde Rusya Federasyonunun küresel güç olma mücadelesi, Türkiye–Rusya ilişkilerinin Türkiye–ABD ilişkilerine yansımaları ve 2010–2025 döneminde üçlü denklemde Türkiyenin konumlanışı, siyasal ve ekonomik boyutlarıyla analiz edilmektedir. Bu bölüm, Türkiyenin değişen uluslararası sistemde denge arayışlarını ve stratejik manevra alanlarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Genel olarak kitap, Türkiye–ABD ilişkilerini tek boyutlu bir müttefiklik veya kriz anlatısına indirgemeden; tarihsel deneyimler, bölgesel çatışmalar, güvenlik politikaları ve küresel güç rekabeti bağlamında çok katmanlı bir çerçevede ele almaktadır. Farklı disiplinlerden katkılarla zenginleşen bu çalışma, hem akademik literatüre özgün katkılar sunmakta hem de karar alıcılar, araştırmacılar ve konuya ilgi duyan okuyucular için kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.</jats:p>