Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Bu çalışma, tarih eğitiminde dijital oyunların kullanımına ilişkin akademik literatürü bibliyometrik ve kavramsal analiz yoluyla kapsamlı bir biçimde incelemeyi amaçlamaktadır. Dijital teknolojilerin hızlı gelişimiyle birlikte oyun tabanlı öğrenme, öğrenci katılımını, motivasyonunu ve üst düzey düşünme becerilerini artıran yenilikçi bir pedagojik yaklaşım olarak giderek daha fazla ilgi görmektedir. Bu bağlamda çalışma, dijital oyun tabanlı tarih eğitimi alanındaki küresel araştırma eğilimlerini, tematik yapıları ve entelektüel gelişmeleri incelemektedir. Araştırma, nicel bir bibliyometrik desen benimsemekte ve Web of Science veri tabanında indekslenen 124 hakemli makaleyi analiz etmektedir. Veriler, R tabanlı Bibliometrix paketinin web arayüzü olan Biblioshiny kullanılarak incelenmiş; yayın eğilimleri, atıf örüntüleri, anahtar kelime eş-oluşumları, tematik haritalar, kurumsal üretkenlik ve uluslararası iş birliği ağları ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, alanın özellikle 2019 ve 2023 yıllarında belirgin bir büyüme gösterdiğini ve bunun eğitimdeki daha geniş çaplı dijital dönüşümle paralel olduğunu ortaya koymaktadır. “Tarih”, “dijital oyunlar”, “oyun tabanlı öğrenme” ve “dijital hikâyeleştirme” gibi temel kavramların literatürde baskın olduğu ve güçlü bir kavramsal yakınsama oluşturduğu görülmektedir. Bununla birlikte, atıf analizi, alanın henüz yüksek etkiye sahip temel çalışmalar üretmediğini ve gelişiminin erken bir aşamada olduğunu göstermektedir. Ayrıca, uluslararası iş birliğinin sınırlı olduğu ve araştırmaların belirli ülkeler ile kurumlar etrafında yoğunlaştığı belirlenmiştir. Dijital oyunların öğrenci motivasyonu, katılımı ve tarihsel düşünme becerleriyle olumlu ilişkili olduğu görülse de kuramsal tutarlılık, yöntemsel çeşitlilik ve kültürel temsil açısından bazı sorunlar devam etmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, alanın entelektüel yapısını ve gelişen eğilimlerini sistematik biçimde haritalandırarak literatüre katkı sağlamakta, araştırma boşluklarını ortaya koymakta ve gelecekte yapılacak çalışmalar için yön göstermektedir. Ayrıca, alanın gelişimi için daha güçlü kuramsal temellere dayanan, karşılaştırmalı ve kültürlerarası araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır.</jats:p>